Beyin Cerrahisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beyin Cerrahisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2022 Salı

Kafasında, Sırtında Gözle Görülür Bir Anormallik İle Doğan Bebelere Yazık...

 

                                                                                                                   Prof. Dr. Semih Keskil 

Son aylarda çok yakın 3 arkadaşımın torunları oldu. Görseniz her biri ayrı bir şirinlik muskası. Torunu olanların ayakları yerden kesiliyor, yürüyüşleri bile değişiyor. Özenmemek elde değil.  Tabii ki her aileye yeni bir bebeğin geldiği günler çok mutlu ve heyecan verici bir zaman dilimi. Ancak Allah korusun bebek hapşırsa bile bu sefer tüm aileyi bir üzüntü ve işin kötüsü panik havası sarıyor. Hele, büyük bir talihsizlik sonucu bebek kafasında, belinde gözle bile görülebilen bir anormallikle doğarsa işte o zaman yandı gülüm keten helva.

            Siz olun yakın veya uzak çevrenizde böyle bir bebek görür veya duyarsanız, bebeğin hemen bir Beyin Cerrahına götürülmesini sağlayın. Büyük sevaba girersiniz. Ama tabii böyle bebekleri ameliyat etme becerisine sahip olan ve Türkiye’de sayıları maalesef çok kısıtlı olan Pediatrik Beyin Cerrahlarından birini bulmak şarttır. Bu sayede, ileride hem cerrahları ve hem de tüm aileyi büyük pişmanlıklara düşürebilecek olan “ilk günler içinde ameliyat etme şansını kaçırmak” gibi üzücü bir durum olmayacaktır.


3 Haziran 2022 Cuma

İyileştirici Tıptan Koruyucu Tıbba, Koruyucu Tıptan Rejeneratif Tıbba, Bitmeyen Yolculuk


                                                                                         Prof. Dr. Semih Keskil 

    Tıbbın yüzlerce yıldır, bir görüşe göre de binlerce yıldır tek bir amacı vardı, hastalıkları iyileştirmek. Aslında günümüzde de tüm tıp bilimi bu temel amaç etrafında yapılanmıştır. Neredeyse 19. yüzyıl başına kadar sadece hastalıkların tanısını koymak, onları birbirinden ayırt etmek, söz konusu hastalıklara neden olan etkenleri açığa çıkarmak ve bu hastalıkları tedavi etmek (hatta kimi zaman hastalık tedavi edilemese bile hastalığın bulgularının tedavi edilmesi) temel amaç olmuştur. 

    Gerek ilaç tedavisi, gerek fiziksel yardımcı yöntemler ve gerek se cerrahinin amacı geçen yüzyıla kadar hastalıkları tedavi etmek iken, 19. yüzyılın başlarında bu hastalıkların ortaya çıkmasını önlemek yeni bir amaç olarak ortaya çıkmıştır. Sivrisinekleri öldürmek yerine bataklığı kurutmak olarak özetlenebilecek bu amacın ortaya çıkmasında, modern tıbbın sosyal devlet kavramı içinde herkesin hizmetine sunulmasına sağlı olarak tıbbi harcamaların giderek artması ana neden olmuştur. 

    Gerçekten de özellikle 20. yüzyıla gelindiğinde koruyucu tıp pek çok hastalığın yeryüzünden silinmesini sağlamıştır. Tabii ki bu dönemde yaşam kalitesi kavramının da gündeme gelmesi, geçmiş yüzyıllarda fikren geliştirilmiş ve de baş döndürücü teknolojik gelişmeler sayesinde artık uygulanmakta olan tedavi yöntemlerinin sonuçlarının sorgulanmasına yol açmıştır. 

    Geçtiğimiz yüzyılın sonlarında ve 21. yüzyılın başlarında ise “rejeneratif tıp” kavramı ortaya çıkmıştır. Bu değişimde, hastalıkların tedavisinde insan vücudunun kendini onarma potansiyelinin  oynadığı çok önemli rolün; özellikle cerrahi dallarda çalışan uzmanlarca giderek daha iyi anlaşılması yatmaktadır. Gerçekten de hastalıkların tedavi edilmediklerinde izledikleri doğal sürecin izlenmesi, placebo araştırmaları, kök hücrelerin giderek artan kullanımı; aslında insan vücudunun inanılmaz kendi kendini tamir yeteneğinin desteklenmesini amacını ortaya çıkarmıştır.

    Gerçekten de bu şekilde hem daha yüksek bir yaşam kalitesini elde etmek, hem tedavilerin yan etkilerini olabilecek en düşük seviyeye indirmek, hem tedavi giderlerini kısmak ve hem de özelikle cerrahi alanındaki hala düşük olan başarı oranlarını yükseltmek mümkün olabilecektir. Tabii ki beyin cerrahisinin bu değişimin dışında kalması beklenmez.  

27 Mayıs 2022 Cuma

Normal Basınçlı Hidrosefali nedir? Belirtileri nelerdir? Hangi yaşlarda görülür? Tanısı nasıl konur? Nasıl tedavi edilir?

 

                                                                                                                Prof. Dr. Semih Keskil 

    Normal basınçlı hidrosefali; Alzheimer ve demans (bunama) ile sıkça karıştırılan bir hastalık olup diğerlerinden farklı olarak; kronik ve umutsuz bir hastalık olmayıp tedavisi mümkün bir hastalıktır. Normalde beynin içerisindeki su odacıklarında ve beynin etrafında bulunan ‘Beyin-omurilik sıvısı’ sürekli bir üretim ve emilim döngüsü ile dengededir. İlerleyen yaşla birlikte beynin küçülmesi sonucu beynin su odacıklarında normalden fazla miktarda beyin-omurilik sıvısı birikebilir. Sıklıkla altmışlı yaşlardan itibaren görülen bu hastalık; yakın zamandaki olayları unutma şeklinde bir hafıza kaybı, küçük ve sık adımlarla yürüme, merdiven çıkmakta zorlanma, dengeyi sağlayamama, idrar kaçırma gibi şikayetlerle kendini gösterir. Tedavisi beyin cerrahı tarafından yapılır. 

    Bu gibi şikayetler ile başvuran hasta veya hasta yakınlarından şikayetleri ayrıntılı olarak dinlenir.  Hasta detaylı bir fiziki muayeneden geçirilir,  yürüyüşü ve yürürken dengesini sağlayıp sağlayamadığı değerlendirilir. Bir takım hafıza testleri uygulanır. Beyin MR’ı ya da Beyin Tomografisi çekilerek ventrikül boyutlarına bakılır. Gerekli hallerde; beyin-omurilik sıvısının akımını ölçmeye yönelik olan BOS Akım MR’ı çekilebilir. Bu tetkikler sonucunda Normal Basınçlı Hidrosefali olabileceği düşünülen hastaların belinden az miktarda Beyin-Omurilik sıvısı alınır, birkaç saat sonrasında hastanın yürümesi istenerek işlem öncesine göre yürüyüşünde ve dengesinde düzelme olup olmadığına bakılır. Kliniğinde düzelme olan hastada Normal Basınçlı Hidrosefali tanısı konur. Tedavisi cerrahidir. 

    En iyi beyin tümörü ameliyatı, en iyi bel fıtığı ameliyatı, en iyi boyun fıtığı ameliyatı için nasıl ki en iyi beyin cerrahını arıyorsak, her şeyden önce bu hastalığın doğru teşhis edilebilmesi ve cerrahisi için de bu alanda uzman en iyi beyin cerrahına başvurmak gerekir. 

    Ameliyatında; beyin ventriküllerinden hastanın karın boşluğuna uzanarak fazla miktarda biriken beyin-omurilik sıvısını boşaltacak ‘şant’ adındaki silikon yapıda ince bir tüp sistemi, dışarıdan görülmeyecek şekilde cilt altından yerleştirilir. Bu hastalarda bu cihazın genellikle ayarlanabilir olanı tercih edilir, böylece hastanın klinik durumuna göre rutin kontrollerde şant ayar cihazı vasıtasıyla birkaç saniye içinde hasta için en uygun ayara getirilebilir. 

    Ankara beyin cerrahi camiasında; bu operasyonu en iyi ameliyathane en iyi yoğun bakım şartlarına sahip merkezlerde gerçekleştirebilecek deneyimli beyin cerrahi uzmanları bulunmaktadır. 

    Normal basınçlı hidrosefali, teşhisi konulamadığı zaman hastanın gereksiz yere yıllarca Alzheimer tedavisi almasına ve buna rağmen şikayetlerinde hiçbir düzelme olmamasına neden olmakla birlikte, doğru teşhis edilebilmesi ve cerrahisinin uzman kişilerce yapılması durumunda hastaya yaşamını mucize şekilde  yeniden kazandıran, tedavisinin sonuçları oldukça yüz güldürücü bir hastalıktır. Bu sebeple, her unutkanlık tablosunu yaşlılığa ve Alzheimer gibi hastalıklara bağlamadan önce bir kez de bir beyin cerrahının kapısını çalmaktan çekinmeyin.

10 Mayıs 2022 Salı

Boyun düzleşmesi nedir? Neden meydana gelir? Hangi doktora başvurmak gerekir? Nasıl tedavi edilir?

 

                                                                                                                    Prof. Dr. Semih Keskil 

    Boyun omurga kolonu; başın tüm ağırlığını taşıyan, aynı zamanda başın öne-arkaya-yanlara eğilme ile dönme hareketlerini sağlayan 7 adet omurun belli şekilde dizilmesiyle oluşmuştur ve normal şartlarda açıklığı arkaya doğru bakan belli bir kavise sahiptir. Boyun omurgasının bu açısı, başın ağırlığının omuzlara ve genel olarak vücuda dengeli dağılımını sağlar. Boyun düzleşmesi ise; öne doğru uzanım göstermesi gereken bu dizilim açısının normalden daha düz olması sonucu boynun yukarıdan aşağıya dümdüz bir kolon görünümünde olmasıdır. Bu anatomik düzensizlik, kimi insanlarda doğuştan bulunabilirken, bazı insanlarda ise genetik yatkınlık, bir takım romatolojik hastalıklar ya da sekreter, diş hekimi gibi uzun süre boynun tekdüze pozisyonda kaldığı meslekleri yapan kişilerde görülebilir. Hastalar; en sık olarak boyundan enseye, başın arkasına, omuzlara ve kollara uzanan ağrı şikayetleri ile başvurur. En iyi beyin tümörü ameliyatı, en iyi Alzheimer ameliyatı, en iyi bel ameliyatı için nasıl ki başarılı ve güven veren  bir cerrah arıyorsak boyun ağrısı şikayetinde de bu konuda uzman  en iyi beyin cerrahına başvurmak gerekir. 

    Bahsi geçen problemler ile başvuran hastanın öncelikle şikayetleri, mesleği, sık olarak yaptığı fiziksel aktiviteler, masa başında geçirdiği zaman, şikayetlerinin hangi durumlarda arttığı, travma gibi durumların olup olmadığı ayrıntılı olarak sorgulanır. Detaylı nörolojik muayenesi yapılarak boyun fıtığı, boyunda omurilik veya sinir sıkışması gibi durumlar olup olmadığı hakkında ipucu aranır. Çekilecek olan boyun omurga MR’ı sonrası; boyun omurga dizilimi, boyunda fıtık, omurilik sıkışması, kireçlenme, dejenerasyon, kırık, tümör gibi durumlar olup olmadığı değerlendirilir. En iyi beyin cerrahı uzmanı burada kendini gösterir, ameliyat gerektiren problem varlığında hasta, durumu hakkında bilgilendirilir, cerrahi süreç profesyonelce yönetilir. Sadece boyun düzleşmesi olan hastalarda ise; ameliyata gerek yoktur. Hastaya doktor tarafından uygun görülecek olan ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar reçete edilir. Hastayı rahatlatıcı boyun egzersiz protokolleri öğretilir. Çoğu zaman hastanın mesleği icabı kazanmış olduğu günlük yaşam alışkanlıklarında değişime gidilmesi istenir. Gerekli görülen hallerde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon hekimine yönlendirilebilir. 

    Sağlığın başkenti Ankara’da; bu konuda uzmanlaşmış, boyun düzleşmesi probleminizde bu süreci profesyonelce yönetecek ve sizin için en iyi tedavi protokolünü düzenleyecek birçok beyin cerrahı bulunmaktadır.Boyun düzleşmesi, toplumda görülme sıklığı gittikçe artan bir rahatsızlık olup kişinin iş ve sosyal hayatını , uyku düzenini olumsuz anlamda etkileyen bir hastalıktır. Eğer siz de mevcut şikayetlerden muzdaripseniz, güne ağrıyla uyanıp günü ağrılı ve mutsuz kapatıyorsanız, bu ağrıların kaderiniz olduğu yanılgısından bir an evvel kurtulun. Bu konuda uzmanlaşmış bir beyin cerrahına başvurarak mutlu günlere uyanmak sizin elinizde…


4 Nisan 2022 Pazartesi

Beyin Tümörü Ameliyatında En Son Teknoloji

 

                                                                                                                    Prof. Dr. Semih Keskil 

    Beyin tümör ameliyatı ve omurilik tümörü ameliyatında amaç genellikle, tümör kütlesini küçültüp çevredeki sinir sistemine yaptığı baskıyı azaltmaktır. Böylece tümör hücre sayısı azaltılarak, kemoterapi yani ilaçlar ile yapılan ve/veya radyoterapi yani yüksek enerjili parçacıklarla yapılan tedavilerin başarılı olma şansı artırılır. Beyin tümörünün ve omurilik tümörünün tam anlamıyla tedavi edilmesi çoğu zaman mümkün olmasa da, en azından hastanın yaşam kalitesinin korunması ve hayatta kalma süresinin uzatılması söz konusudur.

    Beyin tümörü ameliyatları ve omurilik tümörü ameliyatları, tüm ameliyatlar arasında en tehlikeli olanlardır. Zorluk ameliyatın beyin ve omurilik üzerinde yani sadece kalp gibi kıpırdayan veya ciğer gibi çok kanayan bir organda değil de; düşünen, konuşan, akıl yürüten, icat yapan ve hatta ameliyat yapan bir organda yapılıyor olmasından kaynaklanır. Üstelik bu organ adeta su muhallebisi kıvamındadır. Bu nedenle beyin tümör ameliyatları ve omurilik tümörü ameliyatları saatler sürmekte, beyin cerrahları diğer cerrahlara göre çok daha zor yetişmekte ve de yüksek teknolojiye sahip çok pahalı cihazlar kullanılmaktadır. 

    Nöronavigasyon sistemiyle ameliyat öncesi elde edilen görüntüler ameliyathanede canlı ve 3 boyutlu olarak sanal ortamda yeniden oluşturulup, beyin cerrahının o an beynin veya omuriliğin neresine dokunmakta olduğunu ekranda görebilmesi sağlanmakta; ultrasonik aspiratör cihazıyla ses dalgaları kulllanarak sadece tümör dokusunun parçalanması ama normal beyin doku ve damarlarının zarar görmemesi sağlanarak tümör adeta beyne el sürmeden çıkarılabilmekte; cerrahın görüşünü kırk kat artıran ameliyat mikroskopları ve özel boyalar yardımı ile tabiri caizse tümör hücreleri tek tek temizlenebilmekte; endoskoplar sayesinde köşelerin arkası görülebilmekte; ameliyathanede kullanılan ultrasonografi ve tomografi cihazları sayesinde ameliyat sırasında tümördeki değişiklikler görüntülenmekte; nöromonitörizasyonla sinir sistemine ameliyat sırasında verilen zarar anında tespit edilebilmekte; yani modern tıp sayesinde günümüzde beyin ameliyatları ve omurilik ameliyatları yüksek başarı oranı ile yapılabilmektedir. 

    Alet işler, el övünür...

15 Ocak 2022 Cumartesi

Bel fıtığı nedir ve nasıl meydana gelir? Hangi doktora başvurulmalıdır? Hangi durumlarda ameliyat gereklidir?

                                                                 

                                                                                                                   Prof. Dr. Semih Keskil 

    Bel fıtığı; omurlar arasında bulunan ve yastık vazifesi gören ‘disk’ adındaki yumuşak ve kıkırdağımsı dokunun, normal yapısının bozularak dejenerasyona uğraması, bunun sonucunda genişleyip olması gereken alandan dışarı taşarak omuriliğe ve omurilikten çıkıp bacaklara uzanan sinirlere baskı yapmasıdır. İşi gereği sürekli ayakta duran veya ağır kaldıran kişilerde,  fazla kilo problemi olanlarda veya beli etkileyen ağır travma durumlarında sıklıkla görülür. Bel ağrısı, kalçalara ve bacaklara vuran ağrı, uyuşma, ,hissi kramp gibi şikayetler yanında ilerlemiş olan fıtıklarda ayaklarda veya bacaklarda güç ya da his kaybı, daha da ileri vakalarda idrar veya gaitasının geldiğini hissetmeme ya da kaçırma gibi şikayetlere sebep olur. Bel fıtığını düşündüren bu gibi durumlarda öncelikle bir beyin cerrahına başvurmak gerekir.

Ayrıntılı bir fiziki muayene sonrasında hastanın bel omurga MR’ı çekilerek, bel bölgesinde omuriliğe veya sinirlere baskı yapan bir fıtık olup olmadığına bakılır. Hastanın şikayetleri ve fıtıklaşmış diskin yarattığı baskının derecesine bakılarak cerrahi tedaviye gerek olup olmadığına karar verilir. Daha çok ağrı şikayetleri olan, MR’ında fıtığı henüz ileri derecede olmayan hastalara öncelikli olarak ağrı kesici, kas gevşetici ilaçlar, istirahat, yaşam tarzı değişiklikleri ve kilo kontrolü, gerekli durumlarda fizik tedavi egzersizleri şeklinde tedavi protokolü uygulanır. Bazı merkezlerde lokal anestezi altında yapılan ‘nükleoplasti’ adlı işlem sayesinde taşmış olan disk dokusu içine girilip radyofrekans yöntemiyle küçültülerek hastanın şikayetlerinde düzelme sağlanmaktadır. Şikayetlerin ileri derecede olması , ilerleyerek artması, hastanın bacaklarında güç ya da his kaybı oluşması, idrar veya gaita kaçırma gibi durumlarda cerrahi tedaviye karar verilir.

En iyi beyin tümörü ameliyatı, en iyi boyun fıtığı ameliyatı, en iyi Alzheimer tedavisi için nasıl ki en iyi beyin cerrahını arıyorsak, en iyi bel fıtığı ameliyatı için de bu konuda  tecrübeli bir beyin cerrahına başvurmak gerekir.

Ameliyatında; fıtığın olduğu seviyede birkaç santimetrelik bir cilt kesisi yapılır. Omurgaya yapışık halde bulunan kaslar duruma göre sağdan ya da soldan açılır, kemik dokunun o seviyedeki çok küçük bir kısmı alınarak fıtıklaşmış disk dokusuna ulaşılır. Omurilik ve sinir üzerine baskı yapan disk dokusu bulunduktan sonra temizlenerek sinirler üzerindeki baskı kaldırılır. Gerekli görüldüğü hallerde, içi boşaltılan disk aralığına metalik bir enstrüman yerleştirmek gerekebilir. Her şeyin yolunda gitmesi durumunda hasta 1-2 gün içinde taburcu edilir.

Sağlığın da başkenti olan Ankara’da; bu operasyonu en iyi ameliyathane ve en iyi yoğun bakım şartlarına sahip merkezlerde gerçekleştirebilecek çok sayıda beyin cerrahı bulunmaktadır.

Sizde de benzer şikayetler bulunuyorsa, durumunuz daha da ciddi bir hal almadan iyi bir beyin cerrahına başvurmakta vakit kaybetmeyin.

4 Ocak 2022 Salı

Kraniosinositoz nedir? Nasıl meydana gelir? Hangi doktora başvurmak gerekir? Tedavisi nasıldır?

                                 

                                                                                                                Prof. Dr. Semih Keskil

    Kafatası kemikleri ‘sütür’ adı verilen eklemler aracılığıyla birleşir. Yeni doğanlarda açık olan bu eklem aralıkları beynin sağlıklı şekilde büyüyebilmesi için yaklaşık 1 yaşına kadar açık kaldıktan sonra zamanla kapanmaya başlar. Sütürlerin vaktinden önce kapanması ise ‘Kraniosinositoz’ olarak adlandırılır. Oluşan bu erken kapanma; yüzde asimetrik bir görüntü, kafa şeklinde anormal bir görünüm  yanında olumsuz fizyolojik etkilere de sebep olur; beyin yeterince gelişemez, görme bozukluğu, zihinsel gerilik gibi durumlar ortaya çıkar. Kraniosinositoz tek başına görülebildiği gibi, sendromik bebeklerde, var olan doğumsal birkaç problemden sadece biri olarak da rastlanabilir.

Kafatası şekil bozukluğu, erken kapanan sütürün hangisi olduğuna göre ; dolikosefali, trigonosefali,  skafosefali, plagiosefali gibi tiplere ayrılır.

En iyi beyin tümörü ameliyatı için nasıl ki alanında tecrübeli en iyi beyin cerrahını arıyorsak en iyi kraniosinositoz ameliyatı için de pediatrik beyin cerrahisi alanında uzman bir  beyin cerrahına başvurulmalıdır.

Kafatası şekil bozukluğu ile getirilen hasta, ayrıntılı bir fiziki ve nörolojik muayeneden geçirilir. Beyin tomografisi ve kafatası röntgenleri çekilerek kafa şeklinin pozisyonel mi (Bazen hastanın ebeveyni tarafından hep aynı pozisyonda yatırılmasına bağlı da olabilir), yoksa sütürlerin erken kapanmasına bağlı olarak mı oluşmuş olduğuna karar verilir. Erken kapanan sütürün hangisi olduğu belirlendikten sonra bu durumun hastada başka problemler yaratıp yaratmadığı Beyin MR’ı çekilerek değerlendirilir. Erken kapanma sebebiyle kafa içi basıncının artmış olduğunu gösteren durumlarda beyin gelişiminin olumsuz anlamda etkilenmemesi amacıyla erken cerrahi tedaviye  karar verilir.

Süturlerin açık olduğu ve şekil bozukluğunun pozisyonel sebeplerle oluştuğu hastalarda; şekil bozukluğu olmayan taraf üzerine yatırılması konusunda aile bilgilendirilir. Bu hasta grubu; bir süre kask kullanılarak takibe alınabilir.

Erken cerrahi müdahaleye gerek olmayan durumlarda hasta; 3-6 ay boyunca takibe alınır. En uygun ameliyat zamanı 6-18.aylar arasıdır. Cerrahisinde, erken kapanmış olan sütur hatları açılır, vaktinden önce birleşmiş olan kemikler birbirinden ayrılarak beyin üzerindeki baskı kaldırılır, hastanın baş şekli düzeltilir. Olumsuz bir problem yaşanmayan hasta 2-3 gün takip edildikten sonra taburcu edilir ve belli zaman aralıklarıyla kontrollere çağrılır.

Kraniosinositoz ameliyatları spesifik ameliyatlar olup tecrübeli kişilerce yapılmalıdır. Ankara’da, bu ameliyatı en iyi ameliyathane ve en iyi yoğun bakım şatlarına sahip merkezlerde gerçekleştirebilecek, pediatrik beyin cerrahisi alanında uzman birçok beyin cerrahı bulunmaktadır.

Kraniosinositoz, erken fark edilmesi  önemli olan, tanı aldıktan sonra en uygun zamanda müdahale gerektiren, ihmal edildiği durumda yarattığı kozmetik problemler bir yana, oluşturacağı beyin hasarı, zeka geriliği gibi sıkıntılarla hastanın yaşamını olumsuz etkileyebilecek  gelişimsel bir problemdir.  

Çocuğunuzun hayatını ve geleceğini riske etmeyin, en ufak şüphe varlığında bu alanda uzman bir beyin cerrahına başvurmak için vakit kaybetmeyin.





11 Eylül 2021 Cumartesi

Subaraknoid kanama nedir? Hangi nedenlere bağlı olur? Ne zaman ameliyat edilir? Hangi doktora başvurmak gerekir?

                                                                                                                Prof.Dr. Semih Keskil 

    Subaraknoid kanama (SAK) beyinin 3 zarından biri olan araknoid mater altına olan kanamadır. Beyini bir örümcek ağı gibi sararak yaygın kanamaya neden olabilir. Nedenleri arasında kafaya alınan darbeler (travma), beyin baloncuk (anevrizma) kanamaları, beyin damar yumağı (AVM, arterio venöz malformasyon) kanamaları, damar yırtılmaları (diseksiyon), kanama parametrelerinde bozukluklar, tümör içi kanamalar ve sebebi bilinmeyen SAK olarak sıralanabilir. En sık 50-60 yaşlarında görülür, SAK olgularının %30’ u uykudayken meydana gelir. En sık ilkbahar ve sonbahar aylarında görülür, En sık başvuru nedeni hayatındaki en şiddetli baş ağrısıdır. Risk faktörleri yüksek tansiyon, sigara ve alkol bağımlılığı, doğum kontrol hapları, gebelik ve doğum, ileri yaş ve ailesel faktörlerdir. 

    Başvuru esnasında %97 hastada başağrısı mevcuttur ve hasta “hayatımdaki en şiddetli ağrı” olarak tarifler. Bunun dışında ense sertliği, tansiyon yüksekliği, biliç bozukluğu, bazı uzuvlarda işlev kaybı, koma bulguları da başvuru esnasında görülebilir. 

    SAK beyin cerrahı tarafından takip edilen bir hastalıktır. Hastaya beyin tomografisi, beyin tomografik anjiorgafi, kasıktan girilerek beyin damarlarına yapılan anjiografi, beyin MR’ ı, EKG gibi tetkikler yapılır. Bu tetkiklerin sonucunu en iyi beyin cerrahı değerlendirerek tanı ve tedavi hakkında karar verir. Eğer SAK; anevrizma, AVM veya tümör kanaması gibi nedenlere bağlı geliştiyse genellikle ameliyat edilir. Bu durumlar dışında genelde SAK hastasına yoğun bakım yatağı ayarlanarak takip uygulanır. 

    Anevrizma, AVM, beyin tümörü ameliyatı veya özet olarak beyin ameliyatı; bel fıtığı ameliyatı ve boyun fıtığı ameliyatı ile kıyaslandığında çok daha riskli ve zor ameliyatlardır. Deneyimli ellerde yapıldığı takdirde ise sonuçları yüz güldürücüdür. 

    Beyin cerrahisi Ankara ilinde oldukça gelişmiş olup bu tip ameliyatların yapıldığı merkezler bulunmaktadır. Ankara beyin cerrahi camiasında anevrizma, AVM ve beyin tümörü tedavileri açısından ülke ortalamasının üzerinde hizmet verilmektedir. 

    Subaraknoid kanamalı hastada anevrizma, AVM, tümör gibi patolojiler düşünüldüğünde adresiniz bu konularda yıllarca sayısız ameliyat yapmış deneyimli bir beyin cerrahı olmalı…

4 Ağustos 2021 Çarşamba

Dar Kanal için Tam Kapalı Ameliyat

 

                                                                                                                    Prof.Dr. Semih Keskil 


Lomber stenoz ya da belde dar kanal belli bir yaşın üstünde, aslında bel fıtıklarından çok daha sık olarak karşımıza çıkan bir sorun. Üstelik bu sorun fizik tedavi ile, algoloji yani ağrı bilimi uygulamaları ile veya geleneksel tıp/ tamamlayıcı tıp uygulamaları ile de tedavi edilemiyor. Benim üstünde durmak istediğim ise; bazı dar kanal hastalarının tam kapalı ameliyat yöntemleriyle, yani endoskopik ameliyat ile tedavi edilebildiğidir. Yani narkoz riski ve enfeksiyon riski çok çok düşük olarak, üstelik aynı gün içinde yaptırıp eve dönebildiğiniz ve birkaç gün sonra da normal hayatınıza devam edebildiğiniz bir işlem.

7 Mayıs 2021 Cuma

Chiari malformasyonu (Beyincik sarkması) nedir?

Chiari malformasyonu (Beyincik sarkması) nedir? Hangi şikayetlerle belirti verir? Hangi doktora gitmek gerekir? Ameliyatı nasıl yapılır? Öğrenmek istediğiniz her şey burada…



Chiari malformasyonu, yani halk arasında bilinen adıyla ’’Beyincik sarkması’’; doğuştan var olan bir anomali olup kafatası boşluğu içerisinde arka kısımda yer almakta olan ‘beyincik’ adlı organın, kafatası tabanında bulunan delikten aşağı uzanarak omurilik kanalı içerisine sarkması ve bunun sonucunda omuriliğe baskı yapması durumudur.

Farklı tipleri bulunan bu hastalığın en sık görüleni ‘Tip 1 Chiari malformasyonu’ olup hem erişkinlerde hem de çocuklarda rastlanabilmektedir.

Beyincik sarkmasına bazen ‘Hidrosefali’ adı verilen; beynin su odacıklarında olması gerekenden fazla Beyin-Omurilik sıvısı birikimi veya ‘Siringomiyeli’ adı verilen omurilik içerisinde içi sıvı dolu kistlerin olması durumu eşlik edebilir.

Hastalarda sıklıkla baş ağrısı, ense veya boyunda ağrı, dengesizlik, kollarda ve ellerde uyuşma, sıcağı-soğuğu ayırt edemeyecek şekilde vücutta his algısının bozulması şikayetleri olup bu gibi şikayetler durumunda vakit kaybetmeden bir beyin cerrahına başvurmak gereklidir.

Nasıl ki gerektiği zaman en iyi beyin tümörü ameliyatı, en iyi boyun fıtığı ameliyatı, en iyi bel fıtığı ameliyatı, en iyi beyin ameliyatı, en iyi bel ameliyatı yapacak cerrahı araştırıyorsak, beyincik sarkması ameliyatına karar verdiğinizde de kendinizi bu konuda tecrübe sahibi ve başarılı en iyi beyin cerrahına emanet etmek tabii ki en doğru karar olacaktır.

Öncelikle hasta detaylı bir fizik muayeneden geçirilmeli, Beyin MR’ı, Omurilik MR’ı, Beyin Tomografisi çekilip incelenerek sarkmanın ne tipte ve hangi boyutlarda olduğu, beraberinde ek başka problemlerin de olup olmadığı araştırılır. Var olan sarkmanın yarattığı şikayetlerin hastanın yaşam kalitesinde ne gibi olumsuzluklara sebep olduğu  net olarak değerlendirildikten sonra tedavisine geçilir.

Beyincik sarkmasının tedavisi cerrahidir. Ameliyatında; hastanın arka kafatası kemiğinin beyincik üzerinde bulunan alt kısmı ile 1. Boyun omurgasının arka kısmında bulunan kemik kaldırılır. Böylece sarkan kısmın omurilik üzerinde yaratmış olduğu baskı ortadan kaldırılarak hastanın şikayetlerinde anlamlı derecede düzelme sağlanır. Her şeyin yolunda gitmesi durumunda  hasta ertesi gün ayağa kaldırılır, birkaç gün içerisinde de hastaneden taburcu edilir.

Boyun fıtığı ameliyat edilmeli midir?


Boyun fıtığım var, ameliyat önerildi. Sakat kalmaktan korkuyorum. Ameliyat şart mı? Her boyun fıtığı mutlaka ameliyat edilmeli mi? Öncesinde denenebilecek başka tedavi seçenekleri  yok mu?



Gün içerisinde başvuran hastalarımızdan bazen sıralaması dahi değişmeden duyarız bu cümleleri. Yaşam kalitesini ciddi anlamda düşüren ağrılardan bıktınız ama ameliyatı da en son çare olarak düşünüyorsanız mutlaka okumalısınız. Ameliyattan önce son çıkış…

Boyun fıtığı; omurlarımızın arasında yerleşmiş olan ve yastık vazifesi gören ‘disk’ adı verilen kıkırdak dokunun, boyun bölgesinde arkaya doğru fıtıklaşarak bazen omuriliğe, bazen de kollara dağılmak üzere omurilikten çıkan sinirlere baskı yapması sonucu oluşan bir hastalıktır. Hastalarda, şiddetli boyun ve omuz ağrıları, kollarda ve ellerde ağrı, uyuşma, his kaybı, ellerde beceriksizlik, kuvvet kayıpları, ilerlemesi halinde denge veya yürüyüş bozukluğu, yemek yerken kaşığını tutamama, düğmelerini ilikleyememe gibi problemlere dahi sebep olabilmekte, hayatı kabusa çevirebilmektedir.

Peki her boyun fıtığı ameliyat edilmeli midir? Tabi ki ‘Hayır’.

Nasıl ki gerekli hallerde en iyi beyin tümörü ameliyatı, en iyi bel fıtığı ameliyatı, en iyi beyin ameliyatı için en iyi beyin cerrahını arıyorsak boyun fıtığımız için de en doğru tedaviyi uygulayacak, gerçekten sadece ameliyat gerektiren durumlarda ameliyat önerecek ve ameliyat gerekliliği halinde de en iyi boyun fıtığı ameliyatını yapabilecek bir beyin cerrahına başvurmak gerekir.

Hasta, ilk olarak tam bir fizik muayeneden geçirilmeli, hastanın boyun bölgesine yönelik MR ve tomografileri, röntgenleri çekilmelidir. Hastanın şikayetleri, ayrıntılı muayenesi, yaşı, hipertansiyon, diyabet, kalp hastalığı gibi ek sistemik hastalıklarının varlığı, gerçekten cerrahi müdahale gerektirecek bir durumun olup olmadığına bakılır. En iyi beyin cerrahı kendini burada gösterir; filmi değil hastayı ameliyat edeceğini, önemli olanın hastanın durumu olduğunu bilir.

Acil cerrahi müdahaleye gerek olmadığına karar verilen hastada ilk olarak ‘tutucu tedaviler’ denilen tedaviler denenmelidir. Bunlar; boyunluk kullanımı, ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar, fizik tedavi egzersizleri ve hasta eğitimi şeklinde sıralanabilir.

Tutucu tedavilere rağmen hastanın şikayetlerinde gerileme olmaması veya şikayetlerinin giderek artması ya da belli bir dönem geriledikten sonra şikayetlerinin tekrar tekrar başlaması, hastanın sosyal ve mesleki hayatını olumsuz anlamda etkilemesi durumlarında cerrahi tedavi düşünülebilir, fakat buna doktorunuz karar verecektir. Ankara beyin cerrahi camiasında, bu alanda tecrübeli ve başarılı birçok isim en iyi ameliyathane şartları ve en iyi yoğun bakım koşullarına sahip merkezlerde bu ameliyatı başarıyla gerçekleştirebilmektedir.

Boyun fıtığınızın yarattığı ağrılar ve sıkıntılarla yaşamaktan yorulduysanız, ameliyattan önce başka tedavi seçenekleri arıyorsanız, gereksiz yere bu ağrıları çekmek yerine sizi bu konuda anlayıp en doğru şekilde yönlendirecek bir beyin cerrahına başvurmak için daha fazla vakit kaybetmeyin.







9 Şubat 2021 Salı

Araknoid kist nedir, nasıl oluşur? Hangi şikayetlerle belirti verir? Hangi doktora başvurmak gerekir? Tedavi yöntemleri nelerdir?

Araknoid kist nedir, nasıl oluşur? Hangi şikayetlerle belirti verir? Hangi doktora başvurmak gerekir? Tedavi yöntemleri nelerdir?                                   

                                                                                       
                                                                                                                   Prof. Dr. Semih Keskil



Araknoid kist; beynin etrafını saran zarlardan biri olan ‘araknoid’ adlı zarın anne karnında anormal gelişmesiyle ortaya çıkan doğumsal bir anomalidir. Araknoid kist içerisinde;  normalde sadece beynin su odacıklarının içerisinde ve etrafında bulunan beyin-omurilik sıvısı bulunur.

    Araknoid kistlerin bir kısmı ara ara olan baş ağrısı, mide bulantısı gibi belirtilerle sessizce seyrederken, bir kısmıysa ciddi bir takım belirtilerle kendini gösterir. Bunlar arasında; bebeklerin baş çevresinin normalin üzerinde bir hızla büyümesi, gelişme geriliği, ergenlik belirtilerinin erken yaşta ortaya çıkması, görme bozuklukları, nöbet geçirme sayılabilir. Araknoid kist tedavisi beyin cerrahları tarafından yapılmaktadır.

    Yukarıda bahsi geçen şikayetlerle başvuran hasta; detaylı bir fizik muayeneden geçirildikten sonra Beyin MR’ı veya Beyin tomografisi çekilerek araknoid kist varlığı araştırılır. Nasıl ki en iyi beyin tümörü ameliyatı, en iyi bel fıtığı ameliyatı, en iyi boyun fıtığı ameliyatı ya da en iyi Alzheimer ameliyatı için en iyi beyin cerrahını araştırıyorsak, araknoid kist tedavisi için de bu konuda tecrübeli bir beyin cerrahına başvurulmalıdır.

    Tedavisinde; kistin beyin içerisindeki yeri veya büyüklüğünden çok kistin hastada yaratmış olduğu sorunlar değerlendirilerek izlenecek yola karar verilir.

    Çok ciddi şikayetleri olmayan hastalar, başvurulan beyin cerrahi uzmanının belirleyeceği zaman aralıklarıyla takibe alınır. Gerekli hallerde hastanın şikayetlerine yönelik ilaç tedavisi başlanabilir.

    Hastanın şikayetlerinin giderek şiddetlenmesi, kistin beyin içerisinde baskı yaratması, hastada sürekli uyku hali oluşması, görme bozuklukları meydana gelmesi, hastanın nöbet geçirmesi  gibi durumlarda hastanın durumu ve yapılacak olan tetkikleri sonrasında gerekli ise hastada cerrahiye karar verilir.

    Araknoid kist ameliyatında; kistin olduğu bölgeden bozuk para genişliğinde açılacak olan bir delikten endoskopik (kamera aracılığıyla) girilir, beynin ‘ventrikül’ adı verilen su odacığı ile kist arasında bir pencere açılarak kist içerisindeki sıvının sürekli olarak buraya boşalması sağlanır. İkinci bir yöntem olarak; kist ile karın zarı boşluğu arasında cilt altından geçecek şekilde yerleştirilecek olan ve dışarıdan görülmeyen bir tüp sistemiyle kistin içerisindeki sıvının karın boşluğuna dökülmesi sağlanır, bu operasyonun süresi yaklaşık 30 dakikadır.

    Araknoid kist cerrahisi, tecrübe ve uzmanlık gerektiren bir cerrahi olup Ankara beyin cerrahi camiasında; en iyi ameliyathane şartları ve en iyi yoğun bakım şartlarına sahip merkezlerde bu operasyonu titizlikle gerçekleştirebilen en iyi beyin cerrahlarını bulmak mümkündür.

    Araknoid kist, sanılandan sık görülen, yıllarca belirti vermeden seyredebilen, büyümesi halinde yaratabileceği problemler sebebiyle de kişinin hayatında kalıcı hasarlar oluşturabilecek bir hastalıktır. Yukarıda bahsi geçen şikayetler sizde veya sevdiklerinizde mevcutsa es geçmeyin, ciddiye alın. Bir beyin cerrahına görünmek için vakit kaybetmeyin.

5 Şubat 2021 Cuma

Trigeminal nevralji nedir? Ne gibi şikayetlere sebep olur? Ameliyatı nasıl yapılır? Hangi doktora gitmek gerekir?

 

Trigeminal nevralji nedir? Ne gibi şikayetlere sebep olur? Ameliyatı nasıl yapılır? Hangi doktora gitmek gerekir? 


                                                                                     Prof. Dr. Semih Keskil 


        Trigeminal nevralji yüzün duyu hissini taşıyan 3 daldan oluşan trigeminal sinir (nervus trigeminalis) adı verilen sinirin bir damar tarafından sıkışmasına bağlı oluşan ve dayanılmaz ağrıya sebep olan bir hastalıktır. Özellikle yanaktan alına ve kulak bölgesine yayılan şiddetli ağrıya neden olur. Şimşek çakar gibi başlayan ağrı trigeminal sinirin bazen 1 dalını tutarken bazen 3 dalı birden etkilenir. Birkaç saniye sürüp geçen vasıftan hafif rüzgarda bile saatlerce süren ağrıya neden olabilir. Trigeminal nevralji tedavisi beyin cerrahları tarafından yapılmaktadır.

        Trigeminal nevralji ameliyatı her merkezde yapılmayan, deneyimli cerrahlar tarafından yapıldığında sonuçları oldukça yüz güldürücü olan bir ameliyattır. Nasıl ki hastalığımıza göre en iyi bel ağrısı tedavisi, en iyi fıtığı ameliyatı, en iyi bel fıtığı ameliyatı, en iyi beyin tümörü ameliyatı veya en iyi beyin ameliyatı yapan cerrahı arıyorsak trigeminal nevraljide de bu ameliyatı iyi yapan cerrahları araştırmalıyız.

   Öncelikle hasta tam bir fizik muayeneden geçirilmeli sonrasında beyin bilgisayarlı tomografisi, beyin MR’ı, MR anjiografi, MR venografi gibi görüntüleme tetkikleri yapılmalıdır. Bu tetkiklerin sonuçlarını en iyi beyin cerrahı değerlendirerek ameliyata gerek olup olmadığına karar verecektir. Ameliyat kararı verilen hastalara ameliyat öncesi detaylı kalp ve damar fonksiyon testleri yapılmalıdır. Bunun sebebi ise trigeminal sinire temas eden damarı disseke ederken ani bradikardi (kalp atımının yavaşlaması) riskini ortadan kaldırmaktır.

   Trigeminal nevraljide ilk tedavi seçeneği ilaç tedavisidir. Hastanın stresten uzak durması, verilen ilaçları düzenli kullanması, soğukla temas etmemesi istenir. Tabi bu öyle bir durumdur ki gülerken veya diş fırçalarken bile aniden ağrı başlayabilir. İlaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda tedavi seçeneği ameliyattır. Kulak arkasındaki kafatası bölgesine bozuk para boyutunda delik açılarak mikroskop altında sinire basan damar ayrılır ve damar-sinir arasına teması önleyici materyal yerleştirilir. Bazı cerrahlar damar-sinir temasını balon yöntemiyle açmaktadır.

    Ankara beyin cerrahi camiasında trigeminal nevralji ameliyatı yapan hekimler bulunmaktadır. Birçok beyin cerrahı Ankara ilinde en iyi yoğun bakım ve en iyi ameliyathane koşullarına sahip olarak çalışmaktadır.

   Sizde de trigeminal nevralji mevcutsa adresiniz deneyimli ve doğru bir beyin cerrahı olmalı…



11 Ocak 2021 Pazartesi

Omurga hemanjiomu nedir? Sebepleri nelerdir? Nasıl tedavi edilir? Hangi doktora başvurmak gerekir?

Omurga hemanjiomu nedir? Sebepleri nelerdir? Nasıl tedavi edilir? Hangi doktora başvurmak gerekir?



                                                                                                                    Prof.Dr. Semih Keskil


Hemanjiom omurga kemiklerinin gövde kısımlarında görülen iyi huylu tümöral lezyonlardır. Kemik içindeki damarların yapısal değişim göstermesi sonucu oluşur. Yani diğer bir deyişle hemanjiomlar içi kan dolu odacıklardır. Genellikle herhangi bir şikayete neden olmazlar. Hastaların %1’ inde semptom verir. En sık görülen semptom ise ağrıdır. Nadiren patolojik kırık ve nörolojik defisite neden olur. Genellikle omurganın tek bir kemiğinde gözlenirken bazen birden fazla yerde de olabilir. Omurga hemanjiom tedavisi beyin cerrahları tarafından yapılmaktadır.

Tedavi süreçlerine bakıldığında en iyi bel fıtığı ameliyatı, en iyi boyun fıtığı ameliyatı, en iyi beyin ameliyatı, en iyi beyin tümörü ameliyatı genellikle beyin cerrahi kliniklerinde yapılmıştır. Bunun nedeni mesleki eğitim esnasında beyin cerrahlarının beyin ve omurilik konusunda sayısız hasta görerek bu konuda deneyim sahibi olmasından kaynaklanır. Omurga hemanjiomu tedavisi ve son dönemde alzheimer ameliyatı yine beyin cerrahları tarafından yapılmaktadır.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi hemanjiomlar genellikle semptom vermeyen, rastlantısal olarak saptanan lezyonlardır. Hemanjiom şüphesi olan hastalarda detaylı bir fizik muayeneyi takiben direkt röntgen grafileri, bilgisayarlı tomografi, düz MR ve damardan kontrast madde verilerek çekilen MR tetkikleri yapılmalıdır. Bu tetkiklerin sonuçları en iyi beyin cerrahı tarafından değerlendirilir ve tedavi süreci başlar.

Semptom vermeyen hemanjiomlar hiçbir tedavi verilmeksizin takibe alınır. Belli aralıklarla MR takibi yapılır. Dayanılmaz ağrı, patolojik kırık, nörolojik kayıp gibi bulgular varsa ameliyat edilir. Ameliyatı ise genellikle kemik kanülleriyle hemanjiom bölgesine girilerek içeri kemik çimento ile doldurma esasına dayanır. Bu ameliyat oldukça konforlu ve hastanın hemen aynı gün normal hayatına döndüğü bir ameliyat şeklidir. Eğer omurilik basısı yapan kırıklara neden olduysa açık ameliyat yapılır.

Ankara beyin cerrahi camiasında omurga hemanjiomu tedavisi yapan hekimler bulunmaktadır. Birçok beyin cerrahı Ankara ilinde en iyi yoğun bakım ve en iyi ameliyathane koşullarına sahip olarak çalışmaktadır.

Sizde de omurga hemanjiomu varsa adresiniz bu konuda deneyimli bir beyin cerrahı olmalı…




28 Aralık 2020 Pazartesi

Odontoid kırığı nedir? Anatomik olarak ne gibi öneme sahiptir? Tedavisi nasıl yapılır? Hangi doktora başvurmalıyım?

 

Odontoid kırığı nedir? Anatomik olarak ne gibi öneme sahiptir? Tedavisi nasıl yapılır? Hangi doktora başvurmalıyım?

                                                                                       Prof.Dr. Semih Keskil 

   Axis adı verilen ikinci boyun omurga kemiğinin diş şeklinde yukarı doğru uzanan çıkıntısına odontoid çıkıntı denir. Bu bölgede olan kırıklara ise odontoid kırıkları adı verilir. Anatomik olarak beyin sapına yakın olduğundan bu kırıklar hayati öneme sahiptir. Ayrıca omuriliğin beslenmesi fazla bölgeleri yine odontoid çıkıntı ile komşudur. Hemen her zaman bir travma sonrası meydana gelir. En çok trafik kazaları ve yüksekten düşme sonucu olmakla birlikte intihar için kendini asan kişilerde de bu kemik kırılır. Bu kırık sonrası boyun ağrısı, boyundan aşağı felç, vücut bit yarısında felç, spinal şok, ani solunum durması, ani kalp durması gibi semptomlar olabilir. Bu sebeple oldukça ciddi kırıklardır. Üç tipi vardır. Kırığın derecesine göre semptomlar değişir. Odontoid kırıklarının tedavisini beyin cerrahları yapmaktadır.


  Bu tip kırıkların ameliyatı ehil ellerde yapıldığı takdirde sonuçları oldukça yüz güldürücü olmaktadır. Nasıl ki hastalığımıza göre en iyi bel ağrısı tedavisi, en iyi fıtığı ameliyatı, en iyi bel fıtığı ameliyatı, en iyi beyin tümörü ameliyatı veya en iyi beyin ameliyatı yapan cerrahı arıyorsak odontoid kırıklarında da bu ameliyatı iyi yapan cerrahları araştırmalıyız.
  Öncelikle hasta tam bir fizik muayeneden geçirilmeli ve boyun röntgen grafileri, boyun tomografileri, boyun ve beyin MR’ları çekilmelidir. Odontoid kırık saptandığından ağız açarak çekilen ve öne-arkaya hafif hareket verilerek çekilen röntgen grafileri tedaviye karar vermede faydalıdır. Bu tetkiklerin sonucunu en iyi beyin cerrahı değerlendirerek tedavinizi şekillendirecektir.
   Eğer hastanın kırığı stabil (sabit) kırık ise halo veya Somi adı verilen boynu sabitlemeye yarayan ortezler kullanılır. Fakat kırık instabil (hareketli) kırık ise veya omurilik basısı mevcutsa tedavi şekli ameliyattır. Boyun ön bölgesinden ya da boyun arkasından girilerek kırık titanyum vida ile sabitlenir. Bazı kırıklarda hem önden hem arkadan vida göndermek bile gerekebilir. Eğer hastalarda nörolojik bulgular varsa yoğun bakıma alınarak takip edilir. Odontoid kırık ameliyatları her merkezde yapılmayan, riskli ve deneyim gerektiren ameliyatlardır.

  Ankara beyin cerrahi camiasında odontoid kırığı tedavisi yapan hekimler bulunmaktadır. Birçok beyin cerrahı Ankara ilinde en iyi yoğun bakım ve en iyi ameliyathane koşullarına sahip olarak çalışmaktadır.

   Sizde veya yakınınızda odontoid kırığı mevcutsa adresiniz deneyimli ve doğru bir beyin cerrahı olmalı…
 

25 Kasım 2020 Çarşamba

Diffüz aksonal hasar nedir? Hangi sebeplere bağlı olur? Tedavi süreci nasıl ilerler? Ameliyat gerekir mi?

Diffüz aksonal hasar nedir? Hangi sebeplere bağlı olur? Tedavi süreci nasıl ilerler? Ameliyat gerekir mi?                                                                         

                                                                                          Prof.Dr. Semih Keskil 


   Diffüz aksonal hasar kafa travması sonrası beyin dokusunda iletimi sağlayan akson liflerinin kopmasına bağlı meydana gelen bir durumdur. Beyin dokusunda yer yer yaralanma odakları oluşur. Beyin beyaz cevher ve beyin sapı, bazal gangliyon denilen bölgelerde görülür. Diffüz aksonal hasar sıklıkla trafik kazası sonrası gözlenen tablodur. Beyin kanaması, kafatası kırıkları, pnömosefali (beyinde hava odakları), beyin ödemi eşlik edebilir. Çocuklarda kamçı tipi yaralanma (boyun ve beynin öne arkaya hızla sarsılması) sonrası da görülebilir. 

   Diffüz aksonal hasar bir travma sonucu meydana geldiğinden genellikle acil servislerde tanısı konur. Beyin cerrahına danışılan hastalar yoğun bakım ünitesine yatırılır. Tedavi süreçlerine bakıldığında en iyi bel fıtığı ameliyatı, en iyi boyun fıtığı ameliyatı, en iyi beyin ameliyatı, en iyi beyin tümörü ameliyatı genellikle beyin cerrahi kliniklerinde yapılmıştır. Bunun nedeni mesleki eğitim esnasında beyin cerrahlarının beyin ve omurilik konusunda sayısız hasta görerek bu konuda deneyim sahibi olmasından kaynaklanır. Diffüz aksonal hasar tedavisi ve son dönemde alzheimer ameliyatı yine beyin cerrahları tarafından yapılmaktadır.

  Hastalarda beynin etkilenen bölümüne göre semptomlar gözlenir. Koma, nöbet, bilinç bulanıklığı, denge kaybı, vücut bir yarısında felç gelişmesi, görme ve konuşma bozuklukları, hatta ölümle de sonuçlanabilen ciddi bir durumdur. Beyinde birçok yaralanma odağı olduğundan diffüz aksonal hasarda çoğu kez cerrahi düşünülmez. Hastalar yoğun bakımda beyin ödemini azaltıcı, nöbet önleyici, destek tedavileri ile takip edilerek hastanın açılması beklenir. Fakat bazen beyin kanaması buna eşlik edebilir ya da hasara bağlı ilaca yanıt vermeyen beyin ödemi durumlarında cerrahi seçenek kullanılır. Bu ameliyat deneyimli ellerde yapılması gereken bir ameliyattır. Çünkü yaralı bir beyinde kanama odağına ulaşmak zor olduğu gibi, diğer beyin bölümleri de kanamaya meyillidir. Ameliyat mı takip mi sorusuna yanıtı en iyi beyin cerrahı verebilir.

    Diffüz aksonal hasar ameliyatı çoğu merkezde yapılmayan ve bu konuda deneyimli ellerde yapılması gereken bir ameliyattır. Ankara beyin cerrahi camiasında diffüz aksonal hasar ameliyatı yapan hekimler bulunmaktadır. Birçok beyin cerrahı Ankara ilinde en iyi yoğun bakım ve en iyi ameliyathane koşullarına sahip olarak çalışmaktadır.

    Sizin de hastanıza Diffüz aksonal hasar tanısı konduysa, her ne kadar acil olarak tedavisi başlansa da siz yine de deneyimli bir beyin cerrahının fikrini alınız...

27 Ekim 2020 Salı

Bunamanın Cerrahi Tedavisi

 

                                                            Bunamanın Cerrahi Tedavisi

                                                                                      Prof.Dr.Semih Keskil 

Yaklaşık her yedi bunama hastasının birinde, kolaylıkla Alzheimer hastalığı ile karıştırılabilen bir başka hastalık söz konusudur. Bu insanlarda unutkanlık ile birlikte yürüme güçlüğü, yani yürümenin yavaşlaması; adımların küçük küçük atılması ve adeta ayakları yerde sürüyerek yürüme gibi bir durum beraberinde idrar kaçırma da söz konusudur.

İşte bu hastalığın varlığı, yapılacak bir test ile de doğrulanırsa; söz konusu hasta grubunun üçte ikisinde yapılacak basit bir ameliyat ile bunama geri döndürülebilir. Yapılan ameliyat ise beyinde fazla üretilen sıvının, yani tıbbi adı ile (beyin omurilik sıvısı) BOSun; cilt altından geçen ince bir boru yardımı ile karın boşluğuna boşaltılmasını sağlayan bir aletin, yani şant (shunt) takılmasından ibarettir.

Tabii ki her zaman olduğu gibi, bu hastalığın tedavisi; erken tanınmasına bağlıdır. Bu yüzden unutkanlıkla beraber yürüme de yavaşladı ise, hiç vakit kaybetmeden bir beyin cerrahına başvurun.