boyun fıtığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
boyun fıtığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2021 Cuma

Boyun fıtığı ameliyat edilmeli midir?


Boyun fıtığım var, ameliyat önerildi. Sakat kalmaktan korkuyorum. Ameliyat şart mı? Her boyun fıtığı mutlaka ameliyat edilmeli mi? Öncesinde denenebilecek başka tedavi seçenekleri  yok mu?



Gün içerisinde başvuran hastalarımızdan bazen sıralaması dahi değişmeden duyarız bu cümleleri. Yaşam kalitesini ciddi anlamda düşüren ağrılardan bıktınız ama ameliyatı da en son çare olarak düşünüyorsanız mutlaka okumalısınız. Ameliyattan önce son çıkış…

Boyun fıtığı; omurlarımızın arasında yerleşmiş olan ve yastık vazifesi gören ‘disk’ adı verilen kıkırdak dokunun, boyun bölgesinde arkaya doğru fıtıklaşarak bazen omuriliğe, bazen de kollara dağılmak üzere omurilikten çıkan sinirlere baskı yapması sonucu oluşan bir hastalıktır. Hastalarda, şiddetli boyun ve omuz ağrıları, kollarda ve ellerde ağrı, uyuşma, his kaybı, ellerde beceriksizlik, kuvvet kayıpları, ilerlemesi halinde denge veya yürüyüş bozukluğu, yemek yerken kaşığını tutamama, düğmelerini ilikleyememe gibi problemlere dahi sebep olabilmekte, hayatı kabusa çevirebilmektedir.

Peki her boyun fıtığı ameliyat edilmeli midir? Tabi ki ‘Hayır’.

Nasıl ki gerekli hallerde en iyi beyin tümörü ameliyatı, en iyi bel fıtığı ameliyatı, en iyi beyin ameliyatı için en iyi beyin cerrahını arıyorsak boyun fıtığımız için de en doğru tedaviyi uygulayacak, gerçekten sadece ameliyat gerektiren durumlarda ameliyat önerecek ve ameliyat gerekliliği halinde de en iyi boyun fıtığı ameliyatını yapabilecek bir beyin cerrahına başvurmak gerekir.

Hasta, ilk olarak tam bir fizik muayeneden geçirilmeli, hastanın boyun bölgesine yönelik MR ve tomografileri, röntgenleri çekilmelidir. Hastanın şikayetleri, ayrıntılı muayenesi, yaşı, hipertansiyon, diyabet, kalp hastalığı gibi ek sistemik hastalıklarının varlığı, gerçekten cerrahi müdahale gerektirecek bir durumun olup olmadığına bakılır. En iyi beyin cerrahı kendini burada gösterir; filmi değil hastayı ameliyat edeceğini, önemli olanın hastanın durumu olduğunu bilir.

Acil cerrahi müdahaleye gerek olmadığına karar verilen hastada ilk olarak ‘tutucu tedaviler’ denilen tedaviler denenmelidir. Bunlar; boyunluk kullanımı, ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar, fizik tedavi egzersizleri ve hasta eğitimi şeklinde sıralanabilir.

Tutucu tedavilere rağmen hastanın şikayetlerinde gerileme olmaması veya şikayetlerinin giderek artması ya da belli bir dönem geriledikten sonra şikayetlerinin tekrar tekrar başlaması, hastanın sosyal ve mesleki hayatını olumsuz anlamda etkilemesi durumlarında cerrahi tedavi düşünülebilir, fakat buna doktorunuz karar verecektir. Ankara beyin cerrahi camiasında, bu alanda tecrübeli ve başarılı birçok isim en iyi ameliyathane şartları ve en iyi yoğun bakım koşullarına sahip merkezlerde bu ameliyatı başarıyla gerçekleştirebilmektedir.

Boyun fıtığınızın yarattığı ağrılar ve sıkıntılarla yaşamaktan yorulduysanız, ameliyattan önce başka tedavi seçenekleri arıyorsanız, gereksiz yere bu ağrıları çekmek yerine sizi bu konuda anlayıp en doğru şekilde yönlendirecek bir beyin cerrahına başvurmak için daha fazla vakit kaybetmeyin.







27 Eylül 2018 Perşembe

AMELİYATSIZ BEL VE BOYUN FITIĞI TEDAVİSİ


Prof.Dr.Semih Keskil
Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahı


Bu soruyu “Bel fıtığında ameliyat şart mı?” veya “Disk hernisi ameliyat edilmeli mi?” diye de sorabilirsiniz. Cerrahların tüm hastalarına ameliyat önerdiği gibi yanlış bir algı var. Oysa bizim ameliyat önerme oranımız taş çatlasa %10’u geçmez. Yani gördüğümüz her on hastanın en fazla birine ameliyatla tedavi öneriyoruz. Zaten bundan daha çok ameliyat yapmaya zamanımız da, enerjimiz de izin vermez. Eminim pek çok aklı başında cerrah meslektaşım için de durum bundan farklı değildir.
            Oysa unutmamak gerekir ki bir dahiliye doktoruna, nöroloji uzmanına vs. gittiğinizde bir tedavi önerisi veya bir reçete almadan asla dışarı çıkmazsınız. Zaten bir çözüm önerisi ile karşılaşmazsanız da hayal kırıklığına uğrarsınız. Benzer şekilde beyin cerrahınız da size bir çözüm önerisi getirecektir. Sanmayın ki bu her zaman ameliyat olmanız gerektiği anlamına gelsin.
            Bel fıtığı veya boyun fıtığı ameliyatı gerçekten söz konusu olduğunda ise, hangi tür ameliyatın gerekeceğine sizi tedavi edecek olan cerrah karar verecektir. Ancak hemen daima ilk basamakta halk arasında kansız ameliyat, tam kapalı ameliyat, lazer denen ve doktorlar arasında da minimal girişimsel müdahale, ameliyatsız cerrahi tedavi denen, cildi kesmeden ve fakat göze görünmeyecek denli küçük deliklerden girilerek; narkoz uygulamadan ve tabii çok düşük riskle yapılabilen endoskopik diskektomi, laparoskopik diskektomi, nükleoplasti, anüloplasti , hidrodiskektomi, ozon enjeksiyonu, lazer diskektomi gibi ameliyatlar gelir.
            Söz konusu yöntemleri uygularken gelişmiş teknoloji ürünü sistemler kullanılması zorunlu olduğu için masrafları doğaldır ki diğer ameliyatlara göre daha yüksektir. Ancak buna karşılık, deneyimli ellerde yapıldıklarında risk oranı yok denecek kadar düşüktür. Bu işlemler sırasında hasta uyutulmamakta, yani narkoz verilmeyen hastaya ameliyat; hasta uyanık iken lokal uyuşturma yolu ile yapılmaktadır. Bu sayede de hastanın hastanede bir gece bile kalması gerekmemekte, yani işlemden bir kaç saat sonra hemen ağrısız olarak ayağa kalkıp evine gidebilmekte; en geç bir hafta içinde de aktif yaşamına dönebilmektedir.

2 Mayıs 2018 Çarşamba

HAREKET KORUYUCU CERRAHİ NEDİR?


Prof. Dr. Semih KESKİL
Beyin ve Sinir Cerrahisi


Bel fıtığı hastalarının başarılı bir bel ameliyatı geçirseler bile, bir kaç yıl sonra yeniden ağrılı günlere dönebildiklerini hepimiz biliyoruz. Çünkü, eski yöntemlerle yapılan bel fıtığı ameliyatı sonrasında bel omur kemikleri arasında anormal bir hareketlilik gelişebiliyordu.
Doktorların instabilite dedikleri bu aşırı hareketlilik sorununu önlemek amacı ile son yıllarda beyin cerrahi doktorları hastanın omurlarına, halk arasında platin de denen vidalar ve benzeri metal cihazlar yerleştirilip omurga kemiklerinin birbirine kaynamasını sağlıyor. Böylece ağrıya yol açan hareketlilik engellenmiş oluyor.
Ancak bu sefer kemiklerdeki kaynama normal bel hareketlerine de izin vermiyor ve uzun vadede yeni sorunlara yol açıyor. Yani bir üst veya altta tekrar bel fıtığı ortaya çıkıyor. Üstelik bu tip değişikliklerin geri dönüşü olmadığı için söz konusu ameliyatlar, bir çeşit son çare olarak uygulanabiliyor.

Dünyada yaklaşık 10 yıldır uygulanmakta olan yeni bir cerrahi teknik, tıbbi adıyla "hareket koruyucu omurga cerrahisi" artık ülkemizde de bazı beyin cerrahi doktorlarınca uygulanıyor.
İşte bu tekniğe yönelik olarak son yıllarda hareketli disk protezi, harekete izin veren çubuk ve oynar vida başlığı gibi bir takım cerrahi cihazlar kullanıma girmiştir.
Söz konusu yeni yöntem insanın doğal yapısına çok daha uygun, çünkü omurlar arasındaki normal hareketlere bir dereceye kadar izin veriyor. Yani tıbbi adıyla "füzyonsuz stabilizasyon" sağlıyor ve uzun vadeli sonuçları da çok iyi.
Hastanın kısa sürede işine dönmesine izin veren bu yöntemler üstelik geri dönüşü olmayan bir teknik te değildirler, yani bu protezlerin çıkarılıp başka cerrahi füzyon yöntemlerine geçilmesi de mümkündür. Üstelik hasta tüm çağdaş tekniklerde olduğu gibi hareket koruyucu ameliyat sonrasında da hemen ayağa kalkabiliyor.