bel fıtığı ameliyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bel fıtığı ameliyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2022 Pazartesi

Bel kayması (Spondilolistezis) nedir? Neden oluşur? Belirtileri nelerdir? Hangi uzmana başvurmak gerekir? Tedavisi nasıldır?

 

                                                                                                                   Prof. Dr. Semih Keskil


Bel omurgası, 5 adet bel omurunun birbiri üzerinde belli bir açıyla dizilimi ile meydana gelir. Omurların anatomisine bakıldığında genel olarak; ön tarafta bulunan gövde, orta kısmında bulunan ve omuriliği çevreleyen ‘lamina’ ve en arkada bulunup omurların birbiriyle eklem yapmasını sağlayan ‘faset eklem’ adındaki anatomik yapılardan oluştuğu görülür. Bel kayması; bel omurlarından en az ikisinin birbiri üzerinde belli derecelerde öne ya da arkaya doğru yer değiştirmesi, bunun sonucunda omuriliğin ve omurilikten çıkan sinirlerin sıkışmasıdır. Bel ağrısı, kalçalarda ve bacaklarda ağrı, uyuşma, kramp, güç ya da his kaybı, yol yürüyememe, ayakta uzun süre duramama gibi şikayetlerle kendini gösterir. Belin yıllar içinde hırpalanması, fazla kilo, bel bölgesine alınan şiddetli travma gibi durumlar bel kayması oluşmasında önemli etkenlerdir. Tedavisi beyin cerrahi uzmanı tarafından yapılır. 

Bahsi geçen şikayetlerle başvuran hasta ayrıntılı nörolojik muayeneden geçirilir. Bel omurgasının MR’ı çekilir. MR görüntülerinde bu şikayetlere sebep olması muhtemel olan  bel fıtığı, omurilik kanalında daralma, sinirlerde sıkışma, omurga kanalında ya da omurilikte tümör gibi başka problemlerin de varlığı araştırılır, omurlar arasında kayma olup olmadığına bakılır. Bel omurları arasında kayma olan hastaların bel tomografisi çekilerek faset eklemlerde ve laminalarda bu kaymaya sebep olabilecek kırıkların olup olmadığına bakılır. Bel omurgasının röntgenleri ile kaymasının hareketli olup olmadığı değerlendirilir. 

Hastanın filmlerinde omurilik veya sinir basısı görülmemişse, omurlar arasında hareket gözlenmemişse, bacaklarda kuvvet kaybı yoksa ameliyat dışı tedavi yöntemleri uygulanır. Bunlar; ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar, günlük yaşamda ve iş hayatında belli hareketlerin kısıtlanması, bel korsesi kullanımı, kilo kontrolü ve fizik tedavi  olarak sıralanabilir. Tetkiklerinde bel omurları arasında ileri derecede kayma ve hareket olan, omurilik veya sinir sıkışması olduğu görülen, bacaklarında güç ya da his kaybı, yürüme zorluğu, idrar ya da gaita kaçırma gözlenen hastalarda cerrahi tedavi uygulanır. 

En iyi bel fıtığı ameliyatı, en iyi boyun fıtığı ameliyatı, en iyi beyin tümörü ameliyatı denilince akla ilk gelen yer olan Ankara’da; bu operasyonu en iyi ameliyathane ve en iyi yoğun bakım şartlarına sahip merkezlerde gerçekleştirecek en iyi beyin cerrahi uzmanlarını bulmak mümkündür. 

Ameliyatında; hastanın kayan omurlarının arkasında bulunan omurilik ve sinir köklerinin etrafındaki lamina, faset eklemlerin bir kısmı ve yumuşak doku temizlenerek omurilik ve sinirler rahatlatılır. Sonrasında kayan omurların gövdesine yerleştirilen vidaların birbirlerine metal çubuklarla bağlanması ile kayan omurlar birbirine sabitlenir. 

Bel kayması; vakit kaybetmeden tedavi edilmesi gereken, ihmali durumunda hastanın hayat kalitesini düşüren bir hastalıktır. Gereksiz yere bu ağrıları çekmek yerine tedaviniz için harekete geçin, kaliteli hayatı ertelemeyin.

  

15 Ocak 2022 Cumartesi

Bel fıtığı nedir ve nasıl meydana gelir? Hangi doktora başvurulmalıdır? Hangi durumlarda ameliyat gereklidir?

                                                                 

                                                                                                                   Prof. Dr. Semih Keskil 

    Bel fıtığı; omurlar arasında bulunan ve yastık vazifesi gören ‘disk’ adındaki yumuşak ve kıkırdağımsı dokunun, normal yapısının bozularak dejenerasyona uğraması, bunun sonucunda genişleyip olması gereken alandan dışarı taşarak omuriliğe ve omurilikten çıkıp bacaklara uzanan sinirlere baskı yapmasıdır. İşi gereği sürekli ayakta duran veya ağır kaldıran kişilerde,  fazla kilo problemi olanlarda veya beli etkileyen ağır travma durumlarında sıklıkla görülür. Bel ağrısı, kalçalara ve bacaklara vuran ağrı, uyuşma, ,hissi kramp gibi şikayetler yanında ilerlemiş olan fıtıklarda ayaklarda veya bacaklarda güç ya da his kaybı, daha da ileri vakalarda idrar veya gaitasının geldiğini hissetmeme ya da kaçırma gibi şikayetlere sebep olur. Bel fıtığını düşündüren bu gibi durumlarda öncelikle bir beyin cerrahına başvurmak gerekir.

Ayrıntılı bir fiziki muayene sonrasında hastanın bel omurga MR’ı çekilerek, bel bölgesinde omuriliğe veya sinirlere baskı yapan bir fıtık olup olmadığına bakılır. Hastanın şikayetleri ve fıtıklaşmış diskin yarattığı baskının derecesine bakılarak cerrahi tedaviye gerek olup olmadığına karar verilir. Daha çok ağrı şikayetleri olan, MR’ında fıtığı henüz ileri derecede olmayan hastalara öncelikli olarak ağrı kesici, kas gevşetici ilaçlar, istirahat, yaşam tarzı değişiklikleri ve kilo kontrolü, gerekli durumlarda fizik tedavi egzersizleri şeklinde tedavi protokolü uygulanır. Bazı merkezlerde lokal anestezi altında yapılan ‘nükleoplasti’ adlı işlem sayesinde taşmış olan disk dokusu içine girilip radyofrekans yöntemiyle küçültülerek hastanın şikayetlerinde düzelme sağlanmaktadır. Şikayetlerin ileri derecede olması , ilerleyerek artması, hastanın bacaklarında güç ya da his kaybı oluşması, idrar veya gaita kaçırma gibi durumlarda cerrahi tedaviye karar verilir.

En iyi beyin tümörü ameliyatı, en iyi boyun fıtığı ameliyatı, en iyi Alzheimer tedavisi için nasıl ki en iyi beyin cerrahını arıyorsak, en iyi bel fıtığı ameliyatı için de bu konuda  tecrübeli bir beyin cerrahına başvurmak gerekir.

Ameliyatında; fıtığın olduğu seviyede birkaç santimetrelik bir cilt kesisi yapılır. Omurgaya yapışık halde bulunan kaslar duruma göre sağdan ya da soldan açılır, kemik dokunun o seviyedeki çok küçük bir kısmı alınarak fıtıklaşmış disk dokusuna ulaşılır. Omurilik ve sinir üzerine baskı yapan disk dokusu bulunduktan sonra temizlenerek sinirler üzerindeki baskı kaldırılır. Gerekli görüldüğü hallerde, içi boşaltılan disk aralığına metalik bir enstrüman yerleştirmek gerekebilir. Her şeyin yolunda gitmesi durumunda hasta 1-2 gün içinde taburcu edilir.

Sağlığın da başkenti olan Ankara’da; bu operasyonu en iyi ameliyathane ve en iyi yoğun bakım şartlarına sahip merkezlerde gerçekleştirebilecek çok sayıda beyin cerrahı bulunmaktadır.

Sizde de benzer şikayetler bulunuyorsa, durumunuz daha da ciddi bir hal almadan iyi bir beyin cerrahına başvurmakta vakit kaybetmeyin.

27 Eylül 2018 Perşembe

AMELİYATSIZ BEL VE BOYUN FITIĞI TEDAVİSİ


Prof.Dr.Semih Keskil
Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahı


Bu soruyu “Bel fıtığında ameliyat şart mı?” veya “Disk hernisi ameliyat edilmeli mi?” diye de sorabilirsiniz. Cerrahların tüm hastalarına ameliyat önerdiği gibi yanlış bir algı var. Oysa bizim ameliyat önerme oranımız taş çatlasa %10’u geçmez. Yani gördüğümüz her on hastanın en fazla birine ameliyatla tedavi öneriyoruz. Zaten bundan daha çok ameliyat yapmaya zamanımız da, enerjimiz de izin vermez. Eminim pek çok aklı başında cerrah meslektaşım için de durum bundan farklı değildir.
            Oysa unutmamak gerekir ki bir dahiliye doktoruna, nöroloji uzmanına vs. gittiğinizde bir tedavi önerisi veya bir reçete almadan asla dışarı çıkmazsınız. Zaten bir çözüm önerisi ile karşılaşmazsanız da hayal kırıklığına uğrarsınız. Benzer şekilde beyin cerrahınız da size bir çözüm önerisi getirecektir. Sanmayın ki bu her zaman ameliyat olmanız gerektiği anlamına gelsin.
            Bel fıtığı veya boyun fıtığı ameliyatı gerçekten söz konusu olduğunda ise, hangi tür ameliyatın gerekeceğine sizi tedavi edecek olan cerrah karar verecektir. Ancak hemen daima ilk basamakta halk arasında kansız ameliyat, tam kapalı ameliyat, lazer denen ve doktorlar arasında da minimal girişimsel müdahale, ameliyatsız cerrahi tedavi denen, cildi kesmeden ve fakat göze görünmeyecek denli küçük deliklerden girilerek; narkoz uygulamadan ve tabii çok düşük riskle yapılabilen endoskopik diskektomi, laparoskopik diskektomi, nükleoplasti, anüloplasti , hidrodiskektomi, ozon enjeksiyonu, lazer diskektomi gibi ameliyatlar gelir.
            Söz konusu yöntemleri uygularken gelişmiş teknoloji ürünü sistemler kullanılması zorunlu olduğu için masrafları doğaldır ki diğer ameliyatlara göre daha yüksektir. Ancak buna karşılık, deneyimli ellerde yapıldıklarında risk oranı yok denecek kadar düşüktür. Bu işlemler sırasında hasta uyutulmamakta, yani narkoz verilmeyen hastaya ameliyat; hasta uyanık iken lokal uyuşturma yolu ile yapılmaktadır. Bu sayede de hastanın hastanede bir gece bile kalması gerekmemekte, yani işlemden bir kaç saat sonra hemen ağrısız olarak ayağa kalkıp evine gidebilmekte; en geç bir hafta içinde de aktif yaşamına dönebilmektedir.

2 Mayıs 2018 Çarşamba

HAREKET KORUYUCU CERRAHİ NEDİR?


Prof. Dr. Semih KESKİL
Beyin ve Sinir Cerrahisi


Bel fıtığı hastalarının başarılı bir bel ameliyatı geçirseler bile, bir kaç yıl sonra yeniden ağrılı günlere dönebildiklerini hepimiz biliyoruz. Çünkü, eski yöntemlerle yapılan bel fıtığı ameliyatı sonrasında bel omur kemikleri arasında anormal bir hareketlilik gelişebiliyordu.
Doktorların instabilite dedikleri bu aşırı hareketlilik sorununu önlemek amacı ile son yıllarda beyin cerrahi doktorları hastanın omurlarına, halk arasında platin de denen vidalar ve benzeri metal cihazlar yerleştirilip omurga kemiklerinin birbirine kaynamasını sağlıyor. Böylece ağrıya yol açan hareketlilik engellenmiş oluyor.
Ancak bu sefer kemiklerdeki kaynama normal bel hareketlerine de izin vermiyor ve uzun vadede yeni sorunlara yol açıyor. Yani bir üst veya altta tekrar bel fıtığı ortaya çıkıyor. Üstelik bu tip değişikliklerin geri dönüşü olmadığı için söz konusu ameliyatlar, bir çeşit son çare olarak uygulanabiliyor.

Dünyada yaklaşık 10 yıldır uygulanmakta olan yeni bir cerrahi teknik, tıbbi adıyla "hareket koruyucu omurga cerrahisi" artık ülkemizde de bazı beyin cerrahi doktorlarınca uygulanıyor.
İşte bu tekniğe yönelik olarak son yıllarda hareketli disk protezi, harekete izin veren çubuk ve oynar vida başlığı gibi bir takım cerrahi cihazlar kullanıma girmiştir.
Söz konusu yeni yöntem insanın doğal yapısına çok daha uygun, çünkü omurlar arasındaki normal hareketlere bir dereceye kadar izin veriyor. Yani tıbbi adıyla "füzyonsuz stabilizasyon" sağlıyor ve uzun vadeli sonuçları da çok iyi.
Hastanın kısa sürede işine dönmesine izin veren bu yöntemler üstelik geri dönüşü olmayan bir teknik te değildirler, yani bu protezlerin çıkarılıp başka cerrahi füzyon yöntemlerine geçilmesi de mümkündür. Üstelik hasta tüm çağdaş tekniklerde olduğu gibi hareket koruyucu ameliyat sonrasında da hemen ayağa kalkabiliyor.