22 Temmuz 2021 Perşembe

Karpal Tünel Sendromu nedir? Nasıl meydana gelir? Tedavisi nasıldır? Hangi durumlarda ameliyat gerekir? Ameliyatı riskli midir? Kim tarafından ve nasıl yapılır?

                                                                                                                        Prof.Dr. Semih Keskil 


    ‘Karpal tünel’; el bileğinin derin kısmında bulunan, kemik ve yumuşak dokuların oluşturduğu bir kanal olup içerisinden elin ilk 3 parmağına uzanıp dallar vererek eldeki bazı kasların çalışmasını ve bu bölgenin duyusunun alınmasını  sağlayan ‘median sinir’ geçer. Elin zorlayıcı, tekrarlayıcı kullanımı, bu bölgedeki kırıklar, gebelik, bazı metabolik hastalıklar median sinirin bu kanalın içerisinde sıkışmasına sebep olabilir. ‘Karpal Tünel sendromu’ ise;  median sinirin sıkışması sonucu, özellikle baş parmak, işaret parmağı ve orta parmakta uyuşma, zaman zaman kola da yayılabilen ve özellikle geceleri daha da şiddetlenerek hastayı uykusundan uyandıran elde ve parmaklarda ağrı, kramp, elektrik çarpması hissi gibi şikayetlerin oluşması, ilerlemesi halinde avuç içerisindeki kasların erimesine, hatta elde ve parmaklarda güç kaybına sebep olabilen bir hastalıktır. Sosyal yaşamı önemli ölçüde etkilediği gibi önemli derecede iş gücü kayıplarına da sebep olur. Karpal tünel ameliyatı, beyin cerrahisi uzmanlarınca yapılmakta olup bazı merkezlerde Ortopedistlerce de yapılmaktadır. 

    Mevcut şikayetlerle başvuran hasta, ayrıntılı bir fizik muayeneden geçirilir, bazen boyun fıtığı ile karıştırılabilmesi sebebiyle bu sendromun teşhisine yönelik özel muayene testleri yapılır. Karpal tünel sendromu olduğu düşünülen hastaya; Elektromyolografi (EMG) testi uygulanarak tanısı doğrulanır. Hafif derecede olan, ileri derecede şikayetler oluşturmayan durumlarda ağrıyı ve uyuşukluğu azaltmaya yönelik ilaçlar, el-bilek ateli tedavileri uygulanır, dikkat edilmesi gereken konularda hasta eğitimi verilir. Şikayetleri ileri derecede olan  veya ilaç tedavisine rağmen şiddetlenen,  EMG testi ile de ağır derecede karpal tünel sendromu olduğu teyit edilen hastalara ise cerrahi tedavi uygulanır. 

    Ameliyatında; hasta uyutulmadan, şikayeti olan taraftaki el bileğine yapılacak lokal anestezi sonrasında, yaklaşık 1 cm.lik kesi alanından girilerek, median sinirin üzerinde bulunan ve  sıkışmasına sebep olan yumuşak doku kesilerek sinir üzerindeki baskı kaldırılır. İşlem yaklaşık 10 dakika sürer. Hasta aynı gün taburcu edilir. İlk zamanlar elini çok zorlamamak kaydıyla hemen normal yaşamına dönebilir. 

    En iyi beyin tümörü ameliyatı, en iyi boyun fıtığı ameliyatı ya da en iyi bel fıtığı ameliyatı için nasıl ki en iyi beyin cerrahını arıyorsak, sinir dokusu etrafında çalışılacağından bu ameliyatın bir beyin cerrahı tarafından yapılması oluşabilecek komplikasyonlara müdahale açısından daha avantajlıdır. 

    Başkent Ankara, bu işlemi en iyi ameliyathane şartlarına sahip merkezlerde gerçekleştirebilecek, tecrübeli beyin cerrahlarına sahiptir.  

    Bahsi geçen hastalık sizde de mevcutsa gereksiz yere ağrı  çekmek yerine; genel anestezi risklerinin hiç olmadığı birkaç dakikalık bu ameliyatla hayata kaldığınız yerden gülümseyerek devam etmek için hemen şimdi kalkıp iyi bir beyin cerrahına gidin.

  

 

 

11 Temmuz 2021 Pazar

Kifoplasti-Vertebroplasti nedir? Hangi durumlarda ve kimlere uygulanır? Hangi doktor tarafından yapılır?

 

                                                                                                                    Prof.Dr. Semih Keskil 


Kalsiyum ve D vitamini eksikliği, tümör metastazları, menopoz, bazı kemik hastalıkları, omurga içerisindeki doğumsal damar yumakları gibi problemler omurgada zayıflamaya, en ufak darbede veya harekette dahi kırıklara ve çökmelere sebep olabilir. Bunun sonucunda hastada şiddetli bel ve sırt ağrıları oluşur. Hasta yürümekte, oturmakta ve kalkmakta dahi zorlanır, günlük ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelir. 

Vertebroplasti; kemik dokusunun güçlendirilmesi, omurganın daha fazla çökmesinin engellenmesi ve şiddetli ağrıların geçirilmesi amacıyla ‘polimetilmetakrilat’ adındaki kemik çimentosunun omurga içerisine enjekte edilmesi işlemidir. Kifoplasti ise;  omurga içerisine kemik çimentosu enjekte edilmeden önce omurganın, içeride şişirilen bir balon yardımıyla yükseltilerek omurga şeklinin olabildiğince düzeltildikten sonra kemik çimentosu enjekte edilmesidir. Vertebroplasti işlemi, omurgadaki yükseklik kaybının %50’den az olduğu ,Kifoplasti ise %50’den fazla olduğu ve kırılma olayının son 6 ay içerisinde gerçekleşmiş olduğu durumlarda uygulanır. Her iki işlemin yapılabilmesi için çöken omurganın sinirlere veya omuriliğe baskı yapmamış olması gerekmektedir. Her iki işlem de beyin cerrahisi uzmanlarınca yapılır. 

Sırt ya da bel ağrısı ile gelen hastada; kemik erimesi, tümör, düşme gibi öyküler sorgulandıktan sonra muayenesi yapılır. Bölgeye yönelik  tomografi ve MR’ları çekilerek omurgada kırık olup olmadığı, kırık varsa çökme oranı, omurilik kanalına baskı yapıp yapmadığı, yeni mi yoksa eski kırık mı olduğuna bakılır. Tetkikler sonrasında hastanın Vertebroplasti ya da Kifoplasti için uygunluğuna bakılarak operasyona karar verilir. 

En iyi beyin ameliyatı, en iyi bel fıtığı ameliyatı, en iyi bel ağrısı tedavisi için nasıl ki en iyi beyin cerrahını arıyorsak en iyi kifoplasti-vertebroplasti ameliyatı için de bu alandaki en iyi beyin cerrahına başvurmak gerekir. 

Ameliyatta; hasta yüzüstü yatırılır, kırığın olduğu bölgeye uygulanacak lokal anestezi ve hastaya damardan verilecek sakinleştirici ilaçlar sonrasında, radyolojik çekimler altında birkaç milimetrelik bir noktadan içi boş tüp bir kanül yardımıyla girilerek omurgaya ilerlenir. Duruma göre bir balon yardımıyla omurga şişirilerek veya balonsuz olarak omurga içerisine kemik çimentosu kontrollü şekilde enjekte edilir. Yaklaşık 30 dakika süren bu işlem sonrasında hasta yatağına alınır, birkaç saat sonra yürütülür, ertesi gün taburcu edilir. 

Ankara beyin cerrahi camiasında; bu operasyonu en iyi ameliyathane ve en iyi yoğun bakım şartlarına sahip merkezlerde gerçekleştirecek çok sayıda beyin cerrahı bulunmaktadır. 

Daha önceleri, kırık kemik iyileşene kadar aylarca yatağa ve şiddetli ağrılara mahkum olan hastalar, günümüzde bu yöntemle çabucak ayağa kalkmakta ve ağrıları işlem sonrasında birden kesilmektedir. 

Siz veya yakınınız şiddetli ağrılardan muzdaripseniz ve omurga kırığı şüphesi mevcutsa, bir beyin cerrahına başvurmakta geç kalmayın. Ağrılara ve yatağa mahkum olmayın, basit ama mucize bu işlemle dimdik ayakta durun.

 

2 Haziran 2021 Çarşamba

Sırt Fıtığında Tam Kapalı Ameliyat

 

                                                                                                                    Prof. Dr. Semih Keskil 

    
    Son zamanlarda MR cihazlarının yaygınlaşması ve bunlara ulaşımın kolaylaşmasına bağlı olarak sırt fıtıklarına daha çok rastlanıyor. Tabii ki unutulmaması gereken bu torakal disk hernilerinin  çok azının ameliyat gerektirdiğidir. Sırt fıtıklarının ancak sınırlı sayıdaki deneyimli omurga cerrahlarınca yapılabildiğini de söylemek gerekiyor. Ancak benim asıl vurgulamak istediğim konu, bu fıtıkların bazılarının tam kapalı ameliyat yöntemleriyle, yani endoskopik diskektomi ile tedavi edilebildiğidir. Tabii narkoz riski ve enfeksiyon riski çok çok düşük olarak, üstelik aynı gün içinde yaptırıp eve dönebildiğiniz ve birkaç gün sonra da normal hayatınıza devam edebildiğiniz bir işlem.




Bel Ağrısı Ameliyat Gerektirmez

                                                                                

                                                                                                                Prof. Dr. Avni Babacan 

    Bel, bacak, sırt ve baş ağrıları en sık karşılaşılan ağrılardır. Kronik ağrı bir hastalıktır, hiçbir zaman bir semptom değil bir sendromdur, yani bir hastalıklar grubudur. Ağrı vücutta bir alarm işareti, bir şeylerin yolunda gitmediğinin göstergesidir. Ama bu alarm görevini vücutta yapmayıp da vücuda zarar verir hale geldiği zaman, geçmeyen baş, bel ve boyun ve kanser ağrıları gibi, ciddi bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. 

    Ağrı tedavisinin en etkili olduğu alanlardan olan bel ve boyun ağrılarında Enjeksiyon tedavileri (Epidural steroid ya da kortizon) fıtıklarda tercih ettiğimiz bir yöntemdir. Yapılan enjeksiyonlar sinir şişmelerini ortadan kaldırır ve disklerden ağrıya neden olan maddelerin salınımına engel olur. Söz konusu tedavilerin %50-80 arası etkinliği vardır ki bu önemli bir başarıdır. Üstelik uygulanan tedaviler sadece ağrıyı ortadan kaldırmakla kalmaz, tedaviyi de sağlar. Hastalar ağrılarından ve kol ya da ayaklarındaki uyuşmalardan kurtulur ve günlük normal yaşamlarına geri dönebilir. Bu enjeksiyonlar uygulamadan yaklaşık 3-4 gün sonra etkisini göstermeye başlar. Yılda 3 kez uygulanabilen bu yöntemin ameliyathane koşullarında ve deneyimli hekimler tarafından yapılması gerekmektedir.


İç Hastalıkları 2021/ 10 Yeni Bilgi


                                                                                                 Prof. Dr. Burçak Kayhan
  1. Covid-19 için Johnson ve Johnson tek doz aşısından sonra Bostonda bir hastada 10. Günde ciddi bir adele ve sinir hastalığı olan Guillain-Barre Sendromu gelişmiştir. Normalde, Guillain-Barre solunum ve sindirim sistemindeki viral enfeksiyonlar sonrası ortaya çıkmaktadır ve sinirlerin etrafındaki zarların erimesiyle sinir iletiminin bozulmasıyla hastalık kendini göstermektedir. 
  2. Covid aşılarında olan tromboz riski, esasında bütün adenovirüs odaklı aşılarda sıklıkla görülen kan pıhtılaşması ve  pıhtılaşma hücrelerinde azalma şeklinde kendilerini göstermektedir. Bu özellik, Astra Zeneca Covid-19 aşısında tespit edilmiştir. Astra Zeneca aşısıyla 16 vakada serebral venöz tromboz, 53 olguda splcchnik vende(sindirim sisteminin damarı) tromboz rapor edilmiştir. 
  3. Covid-19’ün dünyada kökünü kuratabilir miyiz? Yoksa yanlızca bölgesel olarakmı yok edebiliriz ?
    Bilim insanlarının cevabı:  Dünyadan covid-19’un kökünü kurutamayacağımız yönündedir. 
  4. Göz kapağında ve gözünün çevresinde etbeni veya ksantoma olanların kolonlarında polip sıklığı daha fazla bulunmuştur. Bu sebeple kolonoskopi  bu tür hastalarda hayat kurtarıcı olabilmektedir. 
  5. Obeziteye karşı  ilk tıbbi savaş endoskopik olarak mideye konan balonla başlamıştır. Daha sonra bir kenara itilen bu tedavi yerini birçok ölümcül komplikasyonu olan cerrahiye bırakmıştır. Fakat son yıllarda balonun obezitedeki önemi ve güvenli bir tedavi olma yöntemi birçok makalede tekrar bildirilmektedir.  ABD balon kullanımı FDA tarafından önerilmektedir. 
  6. Evde bakım hastalarında en sık komplikasyon yemek veya ilaç içerken ortaya çıkan aspirasyon (yenilenlerin akciğere kaçması)sorunudur. Yemeklerin akciğer yoluna gitmesi çok büyük sorunlar oluşturmaktadır. Daha kötüsü, birçok evde bakım hastasına yemek yediren ve bakanların sağlık eğitimi olmayan elemanlar olduğu unutulmamalıdır. Bu sebeple aspirasyonu onlarda anlamadığından, hastalar kısa sürede  kaybedilmektedir. Uzun süre evde yatalak bakılacak hastaların karnına endoskop yardımıyla  katater koyulmasıyla (PEG) hasta beslenimleri daha düzenli olmakta ve hastalar daha güven içinde olmaktadır. 
  7. Anal bölgedeki çatlaklar, en çok hemoroidle halk tarafından karıştırılmaktadır. Her iki hastalıkta bölge olarak aynı noktada olsa ve aynı bulguları verselerde, tedavileri  farklıdır. Bu ayrımın doğru yapılabilmesi için muayenenin bir proktoloji masasında yapılması gereklidir. Malesef, bu muayene masaları sağlık kuruluşlarında yaygın değildir. 
  8. Çiğ balıktan insana geçen bir prazit türünün sebep olduğu hastalık olan anikazis, türk toplumundada görülmeye başlamıştır. Ciddi mide problemi olan kişide tanı endoskopi yardımıyla konulmaktadır. 
  9. Kronik sinuzit kişide nörolojik bozukluğa bağlı davranışşal problemler yaratabilmektedir. 
  10. Covid-19, genç erişkinlerde (16-19 yaş) ağız mukozasında ve cinsel organ mukozasında döküntüsel cilt lezyonları yaparak kendini gösterebilmektedir.


     




     




7 Mayıs 2021 Cuma

Chiari malformasyonu (Beyincik sarkması) nedir?

Chiari malformasyonu (Beyincik sarkması) nedir? Hangi şikayetlerle belirti verir? Hangi doktora gitmek gerekir? Ameliyatı nasıl yapılır? Öğrenmek istediğiniz her şey burada…



Chiari malformasyonu, yani halk arasında bilinen adıyla ’’Beyincik sarkması’’; doğuştan var olan bir anomali olup kafatası boşluğu içerisinde arka kısımda yer almakta olan ‘beyincik’ adlı organın, kafatası tabanında bulunan delikten aşağı uzanarak omurilik kanalı içerisine sarkması ve bunun sonucunda omuriliğe baskı yapması durumudur.

Farklı tipleri bulunan bu hastalığın en sık görüleni ‘Tip 1 Chiari malformasyonu’ olup hem erişkinlerde hem de çocuklarda rastlanabilmektedir.

Beyincik sarkmasına bazen ‘Hidrosefali’ adı verilen; beynin su odacıklarında olması gerekenden fazla Beyin-Omurilik sıvısı birikimi veya ‘Siringomiyeli’ adı verilen omurilik içerisinde içi sıvı dolu kistlerin olması durumu eşlik edebilir.

Hastalarda sıklıkla baş ağrısı, ense veya boyunda ağrı, dengesizlik, kollarda ve ellerde uyuşma, sıcağı-soğuğu ayırt edemeyecek şekilde vücutta his algısının bozulması şikayetleri olup bu gibi şikayetler durumunda vakit kaybetmeden bir beyin cerrahına başvurmak gereklidir.

Nasıl ki gerektiği zaman en iyi beyin tümörü ameliyatı, en iyi boyun fıtığı ameliyatı, en iyi bel fıtığı ameliyatı, en iyi beyin ameliyatı, en iyi bel ameliyatı yapacak cerrahı araştırıyorsak, beyincik sarkması ameliyatına karar verdiğinizde de kendinizi bu konuda tecrübe sahibi ve başarılı en iyi beyin cerrahına emanet etmek tabii ki en doğru karar olacaktır.

Öncelikle hasta detaylı bir fizik muayeneden geçirilmeli, Beyin MR’ı, Omurilik MR’ı, Beyin Tomografisi çekilip incelenerek sarkmanın ne tipte ve hangi boyutlarda olduğu, beraberinde ek başka problemlerin de olup olmadığı araştırılır. Var olan sarkmanın yarattığı şikayetlerin hastanın yaşam kalitesinde ne gibi olumsuzluklara sebep olduğu  net olarak değerlendirildikten sonra tedavisine geçilir.

Beyincik sarkmasının tedavisi cerrahidir. Ameliyatında; hastanın arka kafatası kemiğinin beyincik üzerinde bulunan alt kısmı ile 1. Boyun omurgasının arka kısmında bulunan kemik kaldırılır. Böylece sarkan kısmın omurilik üzerinde yaratmış olduğu baskı ortadan kaldırılarak hastanın şikayetlerinde anlamlı derecede düzelme sağlanır. Her şeyin yolunda gitmesi durumunda  hasta ertesi gün ayağa kaldırılır, birkaç gün içerisinde de hastaneden taburcu edilir.

Boyun fıtığı ameliyat edilmeli midir?


Boyun fıtığım var, ameliyat önerildi. Sakat kalmaktan korkuyorum. Ameliyat şart mı? Her boyun fıtığı mutlaka ameliyat edilmeli mi? Öncesinde denenebilecek başka tedavi seçenekleri  yok mu?



Gün içerisinde başvuran hastalarımızdan bazen sıralaması dahi değişmeden duyarız bu cümleleri. Yaşam kalitesini ciddi anlamda düşüren ağrılardan bıktınız ama ameliyatı da en son çare olarak düşünüyorsanız mutlaka okumalısınız. Ameliyattan önce son çıkış…

Boyun fıtığı; omurlarımızın arasında yerleşmiş olan ve yastık vazifesi gören ‘disk’ adı verilen kıkırdak dokunun, boyun bölgesinde arkaya doğru fıtıklaşarak bazen omuriliğe, bazen de kollara dağılmak üzere omurilikten çıkan sinirlere baskı yapması sonucu oluşan bir hastalıktır. Hastalarda, şiddetli boyun ve omuz ağrıları, kollarda ve ellerde ağrı, uyuşma, his kaybı, ellerde beceriksizlik, kuvvet kayıpları, ilerlemesi halinde denge veya yürüyüş bozukluğu, yemek yerken kaşığını tutamama, düğmelerini ilikleyememe gibi problemlere dahi sebep olabilmekte, hayatı kabusa çevirebilmektedir.

Peki her boyun fıtığı ameliyat edilmeli midir? Tabi ki ‘Hayır’.

Nasıl ki gerekli hallerde en iyi beyin tümörü ameliyatı, en iyi bel fıtığı ameliyatı, en iyi beyin ameliyatı için en iyi beyin cerrahını arıyorsak boyun fıtığımız için de en doğru tedaviyi uygulayacak, gerçekten sadece ameliyat gerektiren durumlarda ameliyat önerecek ve ameliyat gerekliliği halinde de en iyi boyun fıtığı ameliyatını yapabilecek bir beyin cerrahına başvurmak gerekir.

Hasta, ilk olarak tam bir fizik muayeneden geçirilmeli, hastanın boyun bölgesine yönelik MR ve tomografileri, röntgenleri çekilmelidir. Hastanın şikayetleri, ayrıntılı muayenesi, yaşı, hipertansiyon, diyabet, kalp hastalığı gibi ek sistemik hastalıklarının varlığı, gerçekten cerrahi müdahale gerektirecek bir durumun olup olmadığına bakılır. En iyi beyin cerrahı kendini burada gösterir; filmi değil hastayı ameliyat edeceğini, önemli olanın hastanın durumu olduğunu bilir.

Acil cerrahi müdahaleye gerek olmadığına karar verilen hastada ilk olarak ‘tutucu tedaviler’ denilen tedaviler denenmelidir. Bunlar; boyunluk kullanımı, ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar, fizik tedavi egzersizleri ve hasta eğitimi şeklinde sıralanabilir.

Tutucu tedavilere rağmen hastanın şikayetlerinde gerileme olmaması veya şikayetlerinin giderek artması ya da belli bir dönem geriledikten sonra şikayetlerinin tekrar tekrar başlaması, hastanın sosyal ve mesleki hayatını olumsuz anlamda etkilemesi durumlarında cerrahi tedavi düşünülebilir, fakat buna doktorunuz karar verecektir. Ankara beyin cerrahi camiasında, bu alanda tecrübeli ve başarılı birçok isim en iyi ameliyathane şartları ve en iyi yoğun bakım koşullarına sahip merkezlerde bu ameliyatı başarıyla gerçekleştirebilmektedir.

Boyun fıtığınızın yarattığı ağrılar ve sıkıntılarla yaşamaktan yorulduysanız, ameliyattan önce başka tedavi seçenekleri arıyorsanız, gereksiz yere bu ağrıları çekmek yerine sizi bu konuda anlayıp en doğru şekilde yönlendirecek bir beyin cerrahına başvurmak için daha fazla vakit kaybetmeyin.