İç Hastalıklardaki 10 Yenilik
Prof. Dr. Burçak Kayhan
1.Statinler,
kolesterol ve hepatosteatoz tedavisinde çok etkin ilaçlardır. Yapılan son
çalışmalar öldükten sonra organlarını bağışlayanlara, ölüm sonrası statin
içirilirse ( özel bir hortum yardımıyla) kalplerinin daha sağlıklı olması
sağlanarak kalp naklinin başarısının arttığı gösterilmiştir.
2.Neredeyse
yetişkin her dört kişiden birinde makat bölgesindeki kaşıntı ve ağrıların
nedeninin anal fissür hastalığı olduğu bilinmektedir. Bu hastalar 1960’lı
yıllardan beri anestezi eşliğinde ameliyathanede operasyon yapılmaktadır.
2000’li yıllardan itibaren bu ameliyata alternatif yeni bir tedavi yöntemi
gelişti: Botox tedavisi . Anal bölgeye yapılan bu tedaviyle kişi kısa sürede
sağlığına kavuşmaktadır.
3.Yaşlılarda,
karaciğer enzimlerine bakılarak Alzheimerin gelişimi ve ilerlemesi hakkında
doktorlar fikir sahibi olabilmektedirler.
4.Zayıflamada
yeni yöntem. Ameliyatla vücudunda kalıcı değişiklik olmasını istemeyenlere
ve\veya ameliyatın riskli olduğu kişilerde uygulanabilecek endoskopik bir
tedavi. Bu yöntemle karın cildinin dışına konan küçük bir tıbbi hortumla
midedeki gıdaların 1/3’ü hastanın kontrolünde hazmedilmeden dışarı
atılmaktadır. Bu tedaviyle kişi fazla yediğinde, o fazla yediğini tuvalete
atabilmektedir. Böylece yeterli miktarda yemeği öğrenmektedir.
5.Bir
kere felç atağı geçirenlerde tansiyon 130/80’ nin altında tutulursa ikinci
atağı geçirme olasılıkları %22 oranında azalmaktadır.
6.40
ile 75 yaş arası erişkinlerde metabolik sendrom takibinde düzenli olarak 3 ayda
bir yapılması gereken test ve muayeneler;
·
Kan
basıncı ölçümü
·
Bel
çevresi ölçümü
·
Açlık
trigliserid seviyesi
·
Açlık
kan şekeri
·
LDL
ve HDL kolesterol seviyeleri
Bu 5 kompanentten 3’ünde artış
yüksek metabolik riski göstermektedir.
7.Bütün organizmalar dünyanın dönüşü ile meydana
gelen ışık değişiminden metabolik olarak etkilenirler. Buna sirkadiyen saat
denir. Karaciğerin de çeşitli fizyolojik fonksiyonlar ve hücresel işleyişi
sirkadiyen saatin kontrolündedir. Sirkadiyen ritmin bozulması da obezite, non-alkolik
yağlı karaciğer, steatohepatit ve alkol ilişkili karaciğer hastalığı ile
ilişkili olduğu görülmektedir. Özellikle sürekli kıtalararası uçan
personellerde (pilot, hostes vb.) belli bir süre sonra karaciğer de yağlanma
oluşması şaşırtıcı olmayacaktır.
8.Tek
başına mideye konulan balon tedavisinin obesite de faydaları çok tartışmalıdır.
Zayıflamada balon tedavisinde en büyük sorun balonun endoskopik olarak
çıkarıldıktan sonra hastanın 6 ay içinde tekrar kaybettiği kiloların bir
kısmını geri almasıydı. Günümüzde ilerleyen ilaç teknolojisiyle bu sorunda
neredeyse ortadan kaldırıldı. Balon takıldıktan üç ay sonra ilaç desteğiyle
kilo kaybı kalıcı hale gelebimektedir. Çalışmalar devam etmektedir.
9.Obesite
de herhangi bir obesiteye yönelik girişimsel tedavi olanlarla, olmayanlar
kıyaslandığında, girişimsel tedavi olmayan obeslerin yaşam ömürlerinin daha
kısa olduğu saptanmıştır.
10.Göğüs kanseri tedavisi görüp kurtulan
kadınlardan normal vücut indeksine sahip olanlarda eğer iç organ yağlanması ve/veya
adale arası yağ dokusu fazlaysa, kalp hastalıklarına meyil ve kalp
hastalıklarından ölüm fazla olmaktadır.
Bu sebeple düzenli spor ve diet, göğüs kanserinden kurtulmuş bayanlarda önemli
bir yaşam kuralı haline gelmektedir.