10 Mart 2022 Perşembe

Normal Basınçlı Hidrosefali nedir? Belirtileri nelerdir? Hangi yaşlarda görülür? Tanısı nasıl konur? Nasıl tedavi edilir?

 

                                                                                                                    Prof. Dr. Semih Keskil


Normal basınçlı hidrosefali; Alzheimer ve demans (bunama) ile sıkça karıştırılan bir hastalık olup diğerlerinden farklı olarak; kronik ve umutsuz bir hastalık olmayıp tedavisi mümkün bir hastalıktır. Normalde beynin içerisindeki su odacıklarında ve beynin etrafında bulunan ‘Beyin-omurilik sıvısı’ sürekli bir üretim ve emilim döngüsü ile dengededir. İlerleyen yaşla birlikte beynin küçülmesi sonucu beynin su odacıklarında normalden fazla miktarda beyin-omurilik sıvısı birikebilir. Sıklıkla altmışlı yaşlardan itibaren görülen bu hastalık; yakın zamandaki olayları unutma şeklinde bir hafıza kaybı, küçük ve sık adımlarla yürüme, merdiven çıkmakta zorlanma, dengeyi sağlayamama, idrar kaçırma gibi şikayetlerle kendini gösterir. Tedavisi beyin cerrahı tarafından yapılır. 

Bu gibi şikayetler ile başvuran hasta veya hasta yakınlarından şikayetleri ayrıntılı olarak dinlenir.  Hasta detaylı bir fiziki muayeneden geçirilir,  yürüyüşü ve yürürken dengesini sağlayıp sağlayamadığı değerlendirilir. Bir takım hafıza testleri uygulanır. Beyin MR’ı ya da Beyin Tomografisi çekilerek ventrikül boyutlarına bakılır. Gerekli hallerde; beyin-omurilik sıvısının akımını ölçmeye yönelik olan BOS Akım MR’ı çekilebilir. Bu tetkikler sonucunda Normal Basınçlı Hidrosefali olabileceği düşünülen hastaların belinden az miktarda Beyin-Omurilik sıvısı alınır, birkaç saat sonrasında hastanın yürümesi istenerek işlem öncesine göre yürüyüşünde ve dengesinde düzelme olup olmadığına bakılır. Kliniğinde düzelme olan hastada Normal Basınçlı Hidrosefali tanısı konur. Tedavisi cerrahidir. 

En iyi beyin tümörü ameliyatı, en iyi bel fıtığı ameliyatı, en iyi boyun fıtığı ameliyatı için nasıl ki en iyi beyin cerrahını arıyorsak, her şeyden önce bu hastalığın doğru teşhis edilebilmesi ve cerrahisi için de bu alanda uzman en iyi beyin cerrahına başvurmak gerekir. 

Ameliyatında; beyin ventriküllerinden hastanın karın boşluğuna uzanarak fazla miktarda biriken beyin-omurilik sıvısını boşaltacak ‘şant’ adındaki silikon yapıda ince bir tüp sistemi, dışarıdan görülmeyecek şekilde cilt altından yerleştirilir. Bu hastalarda bu cihazın genellikle ayarlanabilir olanı tercih edilir, böylece hastanın klinik durumuna göre rutin kontrollerde şant ayar cihazı vasıtasıyla birkaç saniye içinde hasta için en uygun ayara getirilebilir. 

Ankara beyin cerrahi camiasında; bu operasyonu en iyi ameliyathane en iyi yoğun bakım şartlarına sahip merkezlerde gerçekleştirebilecek deneyimli beyin cerrahi uzmanları bulunmaktadır. 

Normal basınçlı hidrosefali, teşhisi konulamadığı zaman hastanın gereksiz yere yıllarca Alzheimer tedavisi almasına ve buna rağmen şikayetlerinde hiçbir düzelme olmamasına neden olmakla birlikte, doğru teşhis edilebilmesi ve cerrahisinin uzman kişilerce yapılması durumunda hastaya yaşamını mucize şekilde  yeniden kazandıran, tedavisinin sonuçları oldukça yüz güldürücü bir hastalıktır. Bu sebeple, her unutkanlık tablosunu yaşlılığa ve Alzheimer gibi hastalıklara bağlamadan önce bir kez de bir beyin cerrahının kapısını çalmaktan çekinmeyin.

7 Şubat 2022 Pazartesi

Hipofiz

 

                                                                                                                    Prof. Dr. Semih Keskil 

    Beynin tam ortasında yer alan bu çok küçük boyutlardaki organ vücudunuzdaki tüm salgı bezlerini kontrol eden bir orkestra şefi gibi çalışır. Hipofiz bezinin işlevlerini değerlendirmek için yapılacak kan tetkiklerinde yani hormon ölçümlerinde görülecek bazı bozukluklar sonrasında, doktorunuz sizden bir hipofiz MR isteyebilecektir. Bu MR incelemesinde ortaya çıkacak bir hipofiz adenomu ise verilecek ilaçlarla küçültülemezse, o zaman da beyin cerrahınız tarafından genellikle burundan girilerek yapılan bir endoskopik ameliyatla çıkarılabilir. Yani beyin ameliyatı olmadan, sadece burundan hipofiz ameliyatı yapılabılır.

Haz Ve Mutluluk Üzerine!

 

                                                                                                            Prof. Dr. Mehmet Emin Korkmaz            

Şeker, aşırı yemek, alkol, tütün, sosyal medya, video oyunları, öz tatmin, mutluluk için engeldir. Haz da mutluluk da iyi hissettirir bu yüzden insanlar ikisini karıştırma eğilimindedir. 

Oysa önemli farkları vardır;

1) Haz kısa, mutluluk uzun sürelidir.

2) Haz bedensel, mutluluk zihinseldir.

3) Haz almaktır, mutluluk vermektir.

4) Haz tek başına deneyimlenir, mutluluk sosyal ortamlarda birlikte sağlanır.

5) Haz maddeler ile sağlanabilir (şeker, alkol, ilaç), mutluluk sağlanamaz.

Şimdi biraz da işin kimyasına bakalım. Haz duygusu dopamine, mutluluk seratonine bağlıdır. Her ikisi de beyinde sinir iletisinde aracı moleküllerdir. Dopamin sinirleri uyararak, seratonin ise bazı bölgeleri baskılayarak etkir. Hazzın yarattığı sorun da tam buradan, dopaminin bu özelliğinden başlar. Aşırı dopamin nöronları (sinir hücreleri) öldürür. Yavaş bir tempoda kronik aşı uyarı sonucu sinir hücresi ölümü gerçekleşir. Diğer sorun dopaminin bağımlılık yapmasıdır. Haz arayışı tekrar eden uyarılara, hep daha fazlasını aramaya yol açar. Bunun adı da bağımlılıktır. Seratonin de bu sorun yoktur. Seratonin tatmin duygusu, mutluluk yaratır. Aşırı mutluluk diye bir kavram yoktur. Olsa bile aşırı mutluluktan ölünmez. Beyinde dopamin fazlalığının diğer bir istenmeyen yan etkisi ise dopaminin seratonini azaltmasından kaynaklanır. Bu kimyasal etkinin biyolojik sonucu mutsuzluktur. Yani haz arayışı mutsuzluğa yol açmaktadır.

#haz #mutluluk #seratonin #dopamin  


Dahiliye'de 10 Yeni Bilgi

 

                                                                                                                    Prof. Dr. Burçak Kayhan


1- Covid-19 da gerçek koruyucu antikor (savunma hücre) titresi  tam olarak bilinmemektedir. Fakat çalışmalar normal Covide karşı 1/400 titrenin koruyucu olduğunu, delta varyantındada  1/100’ ün ancak koruyuculuksağladığı gözlemlenmiştir. 

2- Oyun amaçlı takılan sanal gerçeklik gözlükleri görme bozukluğu olan çocuklarda faydalı olduğu gözlemlenmiştir. 

3- ABD ‘de  5-11 yaş grubu için Phizer-Biontech Covid-19 aşısı hazırlanmaktadır. Böylece bu aşı çocuklara uygun üretilmiş olacaktır. 

4- Hemodiyaliz hastalarında florakinolan grubu antibiyotikler aşırı kilolu hastalarda ani kalp krizine bağlı ölüme sebep olmaktadır. 

5- Obezite de Liroglutid  (Saxenda) tedavisi kullanım kolaylığı sebebiyle  ciddi kilo verilmesine yardımcı olmaktadır. 

6- Obezite de endoskopla yapılan mide botoxu tedavisi endosonograf aracılığıyla yapıldığında başarı belirgin düzeyde artmaktadır. 

7- Sebebi belli olmayan makat kaşıntılarında intradermal yapılan metilen mavisi sinir blokajı yoluyla kaşıntıyı durdurmaktadır. 

8- Menapoz sonrasında kadınlarda iç organ çevresi  yağlanmalar ırklara göre değişmektedir; Menapozda japon ve beyazlarda kardiometabolik riski artıran iç organ yağlanması artarken, zencilerde azalmaktadır.

9- Erken meme kanserinde CDK  4/6’nın engellenmesi kanser aleyhine fayda göstermektedir.

10- Musse endoskopik reflü  tedavileri sayesinde ağızdan girilerek ciltte delik açmadan yapılabilir bir endoskopik tedavidir.



15 Ocak 2022 Cumartesi

Bel fıtığı nedir ve nasıl meydana gelir? Hangi doktora başvurulmalıdır? Hangi durumlarda ameliyat gereklidir?

                                                                 

                                                                                                                   Prof. Dr. Semih Keskil 

    Bel fıtığı; omurlar arasında bulunan ve yastık vazifesi gören ‘disk’ adındaki yumuşak ve kıkırdağımsı dokunun, normal yapısının bozularak dejenerasyona uğraması, bunun sonucunda genişleyip olması gereken alandan dışarı taşarak omuriliğe ve omurilikten çıkıp bacaklara uzanan sinirlere baskı yapmasıdır. İşi gereği sürekli ayakta duran veya ağır kaldıran kişilerde,  fazla kilo problemi olanlarda veya beli etkileyen ağır travma durumlarında sıklıkla görülür. Bel ağrısı, kalçalara ve bacaklara vuran ağrı, uyuşma, ,hissi kramp gibi şikayetler yanında ilerlemiş olan fıtıklarda ayaklarda veya bacaklarda güç ya da his kaybı, daha da ileri vakalarda idrar veya gaitasının geldiğini hissetmeme ya da kaçırma gibi şikayetlere sebep olur. Bel fıtığını düşündüren bu gibi durumlarda öncelikle bir beyin cerrahına başvurmak gerekir.

Ayrıntılı bir fiziki muayene sonrasında hastanın bel omurga MR’ı çekilerek, bel bölgesinde omuriliğe veya sinirlere baskı yapan bir fıtık olup olmadığına bakılır. Hastanın şikayetleri ve fıtıklaşmış diskin yarattığı baskının derecesine bakılarak cerrahi tedaviye gerek olup olmadığına karar verilir. Daha çok ağrı şikayetleri olan, MR’ında fıtığı henüz ileri derecede olmayan hastalara öncelikli olarak ağrı kesici, kas gevşetici ilaçlar, istirahat, yaşam tarzı değişiklikleri ve kilo kontrolü, gerekli durumlarda fizik tedavi egzersizleri şeklinde tedavi protokolü uygulanır. Bazı merkezlerde lokal anestezi altında yapılan ‘nükleoplasti’ adlı işlem sayesinde taşmış olan disk dokusu içine girilip radyofrekans yöntemiyle küçültülerek hastanın şikayetlerinde düzelme sağlanmaktadır. Şikayetlerin ileri derecede olması , ilerleyerek artması, hastanın bacaklarında güç ya da his kaybı oluşması, idrar veya gaita kaçırma gibi durumlarda cerrahi tedaviye karar verilir.

En iyi beyin tümörü ameliyatı, en iyi boyun fıtığı ameliyatı, en iyi Alzheimer tedavisi için nasıl ki en iyi beyin cerrahını arıyorsak, en iyi bel fıtığı ameliyatı için de bu konuda  tecrübeli bir beyin cerrahına başvurmak gerekir.

Ameliyatında; fıtığın olduğu seviyede birkaç santimetrelik bir cilt kesisi yapılır. Omurgaya yapışık halde bulunan kaslar duruma göre sağdan ya da soldan açılır, kemik dokunun o seviyedeki çok küçük bir kısmı alınarak fıtıklaşmış disk dokusuna ulaşılır. Omurilik ve sinir üzerine baskı yapan disk dokusu bulunduktan sonra temizlenerek sinirler üzerindeki baskı kaldırılır. Gerekli görüldüğü hallerde, içi boşaltılan disk aralığına metalik bir enstrüman yerleştirmek gerekebilir. Her şeyin yolunda gitmesi durumunda hasta 1-2 gün içinde taburcu edilir.

Sağlığın da başkenti olan Ankara’da; bu operasyonu en iyi ameliyathane ve en iyi yoğun bakım şartlarına sahip merkezlerde gerçekleştirebilecek çok sayıda beyin cerrahı bulunmaktadır.

Sizde de benzer şikayetler bulunuyorsa, durumunuz daha da ciddi bir hal almadan iyi bir beyin cerrahına başvurmakta vakit kaybetmeyin.

4 Ocak 2022 Salı

Kraniosinositoz nedir? Nasıl meydana gelir? Hangi doktora başvurmak gerekir? Tedavisi nasıldır?

                                 

                                                                                                                Prof. Dr. Semih Keskil

    Kafatası kemikleri ‘sütür’ adı verilen eklemler aracılığıyla birleşir. Yeni doğanlarda açık olan bu eklem aralıkları beynin sağlıklı şekilde büyüyebilmesi için yaklaşık 1 yaşına kadar açık kaldıktan sonra zamanla kapanmaya başlar. Sütürlerin vaktinden önce kapanması ise ‘Kraniosinositoz’ olarak adlandırılır. Oluşan bu erken kapanma; yüzde asimetrik bir görüntü, kafa şeklinde anormal bir görünüm  yanında olumsuz fizyolojik etkilere de sebep olur; beyin yeterince gelişemez, görme bozukluğu, zihinsel gerilik gibi durumlar ortaya çıkar. Kraniosinositoz tek başına görülebildiği gibi, sendromik bebeklerde, var olan doğumsal birkaç problemden sadece biri olarak da rastlanabilir.

Kafatası şekil bozukluğu, erken kapanan sütürün hangisi olduğuna göre ; dolikosefali, trigonosefali,  skafosefali, plagiosefali gibi tiplere ayrılır.

En iyi beyin tümörü ameliyatı için nasıl ki alanında tecrübeli en iyi beyin cerrahını arıyorsak en iyi kraniosinositoz ameliyatı için de pediatrik beyin cerrahisi alanında uzman bir  beyin cerrahına başvurulmalıdır.

Kafatası şekil bozukluğu ile getirilen hasta, ayrıntılı bir fiziki ve nörolojik muayeneden geçirilir. Beyin tomografisi ve kafatası röntgenleri çekilerek kafa şeklinin pozisyonel mi (Bazen hastanın ebeveyni tarafından hep aynı pozisyonda yatırılmasına bağlı da olabilir), yoksa sütürlerin erken kapanmasına bağlı olarak mı oluşmuş olduğuna karar verilir. Erken kapanan sütürün hangisi olduğu belirlendikten sonra bu durumun hastada başka problemler yaratıp yaratmadığı Beyin MR’ı çekilerek değerlendirilir. Erken kapanma sebebiyle kafa içi basıncının artmış olduğunu gösteren durumlarda beyin gelişiminin olumsuz anlamda etkilenmemesi amacıyla erken cerrahi tedaviye  karar verilir.

Süturlerin açık olduğu ve şekil bozukluğunun pozisyonel sebeplerle oluştuğu hastalarda; şekil bozukluğu olmayan taraf üzerine yatırılması konusunda aile bilgilendirilir. Bu hasta grubu; bir süre kask kullanılarak takibe alınabilir.

Erken cerrahi müdahaleye gerek olmayan durumlarda hasta; 3-6 ay boyunca takibe alınır. En uygun ameliyat zamanı 6-18.aylar arasıdır. Cerrahisinde, erken kapanmış olan sütur hatları açılır, vaktinden önce birleşmiş olan kemikler birbirinden ayrılarak beyin üzerindeki baskı kaldırılır, hastanın baş şekli düzeltilir. Olumsuz bir problem yaşanmayan hasta 2-3 gün takip edildikten sonra taburcu edilir ve belli zaman aralıklarıyla kontrollere çağrılır.

Kraniosinositoz ameliyatları spesifik ameliyatlar olup tecrübeli kişilerce yapılmalıdır. Ankara’da, bu ameliyatı en iyi ameliyathane ve en iyi yoğun bakım şatlarına sahip merkezlerde gerçekleştirebilecek, pediatrik beyin cerrahisi alanında uzman birçok beyin cerrahı bulunmaktadır.

Kraniosinositoz, erken fark edilmesi  önemli olan, tanı aldıktan sonra en uygun zamanda müdahale gerektiren, ihmal edildiği durumda yarattığı kozmetik problemler bir yana, oluşturacağı beyin hasarı, zeka geriliği gibi sıkıntılarla hastanın yaşamını olumsuz etkileyebilecek  gelişimsel bir problemdir.  

Çocuğunuzun hayatını ve geleceğini riske etmeyin, en ufak şüphe varlığında bu alanda uzman bir beyin cerrahına başvurmak için vakit kaybetmeyin.





3 Aralık 2021 Cuma

Hipogonadizm

                                                     
                                                                                                                Prof. Dr. Semih Keskil 

    Bazı cinsel yetersizlik sorunlarınız var ve eğer deneyimli bir Üroloji hocası, Kadın Doğum hocası ya da Endokrinoloji hocası “sizde hafif hipogonadizm var” dediyse, yine deneyimli bir beyin cerrahi hocasına ulaşıp onun isteyeceği tetkikleri yaptırmanızda büyük yarar var. Kimi zaman burundan girerek yapılacak nispeten basit ve düşük risk içeren bir işlemle söz konusu sorundan kurtulabileceğinizi vurgulamak istiyorum…